Etiket: karar

Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku

Tanıma ve Tenfiz

Mahkeme kararları kural olarak sadece verildikleri ülkede hüküm
ve sonuç doğururlar.
Bu durum devletlerin yargı egemenliği ve bağımsızlığının bir göstergesidir.
Dolayısıyla hiçbir devlet, ülkesinde başka devlet organlarının, kendi organlarının icra ettiği bu faaliyetlere karışmasına ve katılmasına izin vermez.
Mahkeme kararlarının iki sonucu vardır bunlar, kesin delil ve kesin hükümdür. Bazı mahkeme kararlarının kesin delil ve kesin hüküm
etkisine ek olarak icra kabiliyeti de mevcut olmaktadır.
Devletlerin egemenliklerine ilişkin düşüncelerinin sonucu olarak mahkeme kararları etkisini diğer bir ülkede gösteremez. Bu bağlamda belirli bir devlet mahkemesinden alınan karara dayanarak başka bir ülkedeki icra organları doğrudan harekete geçirilemez veya karar o ülke mahkemelerince dikkate alınamaz.
Çünkü devletlerin yargı bağımsızlığı, birinin mahkemesi tarafından verilen kararın diğer ülkede zorla icra edilmesine engeldir ve her devlet icra kuvvetini yalnız kendi ülkesinde kullanır.
Bu sebeplerden dolayı, dünya üzerindeki devletler diğer bir devlet mahkemesinde alınan kararların kendi ülkelerinde sonuç doğurma şartlarını ve usullerini kendi iç hukuklarında veya taraf oldukları milletlerarası anlaşmalar yoluyla düzenlemektedir.
Yabancı bir mahkeme kararının bu kararın verildiği ülke dışında hüküm ve sonuç doğurması ilgili kararın tanınmasına veya tenfiz edilmesine bağlıdır. Kural olarak tanıma ve tenfiz açılacak ayrı bir dava ile gerçekleştirilebilir.

Tanıma ve Tenfiz Davasında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bu davalar sonucu tanıma veya tenfiz kararı verilmesiyle birlikte yabancı mahkeme kararı, mahalli mahkeme kararı kuvvet ve niteliğini kazanır.
Tanıma veya tenfiz davalarından hangisinin açılacağı ise etki doğurması istenen kararın içeriğine göre değişir. Yabancı mahkeme kararının içeriğinde icra dairesine başvurulmasını gerektiren yani o devletin icra organlarının harekete geçmesini gerektiren bir durum varsa, açılacak dava tenfiz davası olacaktır. Ancak kararın böyle bir özelliği yoksa açılması gereken dava tanıma davasıdır. İçerdiği hükümler sebebiyle tenfiz davası açılması gereken bir yabancı mahkeme kararı hakkında tanıma davası açılabilmesi için, davacının tenfiz yerine tanıma istemesinde haklı bir menfaatinin bulunması gerektiği kabul edilmektedir.

Tanıma ve Tenfiz İçin Şartlar

Yabancı bir mahkeme kararının tanınmasına veya tenfizine izin verilmesi ve talepleri kabul edilebilmesi için gereken şartları devletler kendi iç hukuklarında düzenleyecekleri kurallar ile belirler. Ancak uluslararası nezaket kuralları ve tanıma ve tenfize izin verilmesinin izin veren devlete olan faydalarından dolayı, bugün neredeyse tüm dünya devletleri tanıma veya tenfize izin vermektedir. Ancak bu durum tanıma ve tenfiz şartlarının kural olarak her devletin kendisinin belirlediği gerçeğini değiştirmemektedir.

Ön Koşullar ve Esasa İlişkin Koşullar

Tanıma ve tenfiz şartları, ön koşullar ve esasa ilişkin koşullar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.
MÖHUK m. 50’ye göre kararının verilebilmesi için gerekli olan ön koşullar şunlardır:
1-)Yabancı bir mahkeme tarafından verilmiş ilamın bulunması
2-)Yabancı mahkeme kararının hukuk davalarına ilişkin olması
3-)Kararın kesinleşmiş olması

Tanıma ve tenfiz talebinin kabul edilebilmesi için gereken esasa ilişkin şartlar ise MÖHUK m. 58’de düzenlenmiştir. Bunlar:

  • Hükmün verildiği yer ile Türkiye arasında mütekabiliyetin bulunması (Bu şart tanımada aranmaz)
  • İlamın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilamın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı halde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmemiş olması
  • Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı olmaması
  • Kararın davalının savunma haklarına riayet edilerek verilmiş olmasıdır.

Türk mahkemeleri, yabancı mahkeme kararlarının tanınması veya tenfizi davasında sadece tanıma veya tenfiz şartlarının bulunup bulunmadığı hususunda incelemede bulunabilir. Türk mahkemelerinde yabancı mahkeme kararında uygulanan usulün ya da kararda yer alan maddi ve hukuki tespitlerin doğruluğu incelenemez. Buna revizyon yasağı denir.
Türk mahkemelerinde dava açıldığı zaman şartlar oluşmuşsa hâkim kararı vermek zorundadır.
Hâkimin bu konuda herhangi bir takdir yetkisi yoktur.

Karaçanta Avukatlık ve Hukuk Bürosu – izmir avukat

Yabancılar ve Vatandaşlık (Milletlerarası) hukuku, ağırlıklı olarak çalışma alanlarımız arasındadır. İzmir’de tanıma ve tenfiz davalarına baktığımız ve edindiğimiz tecrübeyi güncel hukuki mevzuatla birleştirerek statünüzün / haklarınızın belirlenmesi ile dava sırasında en iyi şekilde temsil edilmeniz hususunda gerekli hukuki desteği vermekteyiz. izmir tanıma ve tenfiz avukatı arayışınızda, Yabancılar ve Vatandaşlık (Milletlerarası) hukuku ile ilgili olarak, internet sitemiz veya avukat@karacanta.av.tr e-posta adreslerimiz üzerinden avukatlarımıza soru yöneltebilir, hukuki statünüz, haklarınız ile dava ücret veya masrafları konusunda ücretsiz ön bilgi alabilirsiniz. “tanıma tenfiz” konusunda hukuki destek almak, avukat arayışlarınızda bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku

Türk Vatandaşlığı Nasıl Kazanılır?

Türk vatandaşlığı iki şekilde kazanılabilmektedir.

1. Doğum İle Türk Vatandaşlığı Kazanma

Doğum yeri ve soybağı esasına göre Türk vatandaşlığı kazanımı.

  • Soybağı

Soybağı ile Türk vatandaşlığının kazanılması; Türk ana veya babadan doğan kişi Türktür.

  • Doğum yeri

Türkiye’de doğan fakat; yabancı ana ve babası olan ve doğum ile herhangi bir ülkenin vatandaşlığını kazanmamış çocuk ile; anne veya babası tespit edilmemiş bulunmuş çocuk doğumdan itibaren Türk vatandaşıdır.

2. Sonradan Türk Vatandaşlığı Kazanma

Sonradan Türk vatandaşlığı kazanma yolları; yetkili makam kararı, istinai kazanım hali, evlenme, evlat edinme ve seçme hakkı kullanılarak kazanılan Türk vatandaşlığıdır.

Yetkili Makam Kararı İle

Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet eden, ergin ve ayırt etme gücüne sahip her yabancı; Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini davranışları ile teyit etmesi, genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden bir hastalığı bulunmaması, yeteri kadar Türkçe konuşabilmesi, kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olması, Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmaması gibi şartları taşıması halinde Yetkili Makam kararı ile Genel Olarak Türk Vatandaşlığına geçmek için başvuru hakkı vardır.

Türk vatandaşlığının istisnai olarak kazanılması

Türkiye’ye sanayi tesisleri getiren veya bilimsel, teknolojik, ekonomik, sosyal, sportif, kültürel, sanatsal alanlarda olağanüstü hizmeti geçen ya da geçeceği düşünülen ve ilgili bakanlıklarca haklarında gerekçeli teklifte bulunulan kişiler.

Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanuna uygun ikamet izni alanlar ile Turkuaz Kart sahibi yabancılar ve bunların yabancı eşi, kendisinin ve eşinin ergin olmayan veya bağımlı yabancı çocukları, Vatandaşlığa alınması zaruri görülen yabancı kişiler. Göçmen olarak kabul edilen yabancılar kişiler Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla Bakanlar Kurulunun kararı ile istisnai olarak Türk vatandaşlığını kazanabilirler.

Öte yandan; (Değişik:RG-6/1/2022-31711-C.K-5072/1 md.) Türk vatandaşlığı kanununun uygulanmasına ilişkin yönetmelik değişikliğine göre

  • En az 500.000 Amerikan Doları tutarında sabit sermaye yatırımı gerçekleştirdiği Ekonomi Bakanlığınca,
  • (Türkiye’de ev alan yabancılara vatandaşlık) En az 400,000 Amerikan doları tutarında taşınmazı tapu kayıtlarına üç yıl satılmaması şerhi koymaları şartıyla satın aldığı Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca,
  • En az 50 kişilik istihdam oluşturduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca,
  • En az 1.000.000 Amerikan Doları tutarında mevduatı üç yıl tutma şartıyla Türkiye’de faaliyet gösteren bankalara yatırdığı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunca,
  • 400.000 Amerikan Doları tutarından az olmamak üzere Devlet borçlanma araçlarını üç yıl tutmak şartıyla satın aldığı Hazine Müsteşarlığınca tespit edilen yabancılar da bu kapsamda değerlendirilerek Cumhurbaşkanın kararı ile istisnai olarak Türk vatandaşlığını kazanmak üzere müracaat edebilirler .

TC Vatandaşlık Kanunu’nun uygulanmasına ilişkin yönetmeliğin, Türk vatandaşlığının istisnai olarak kazanılmasına ilişkin şartları düzenleyen 20’nci maddesine bir bent eklenerek sermaye piyasası araçlarına yatırım yapan yabancılara da vatandaşlık hakkı sağlanması hükme bağlandı. 05.05.2017

  • En az 1.5 milyon dolar tutarında gayrimenkul yatırım fonu katılma payı veya girişim sermayesi yatırım fonu katılma payı alan ve üç yıl süreyle bunu elinde tutan yabancılar da Türk vatandaşlığına başvuru hakkı verilecektir.

Türk vatandaşı ile Evli Yabancıların Vatandaşlık İşlemleri

Bir Türk vatandaşıyla en az üç yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancıların; Türk vatandaşlığına başvurma hakkına sahiptir.

Evlat Edinilme Yoluyla Türk Vatandaşlığının Kazanılması

Bir Türk vatandaşı tarafından evlat edinilen ergin olmayan kişi; milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla; karar tarihinden itibaren Türk vatandaşlığına başvuru hakkı vardır.

Seçme Hakkı ile Türk Vatandaşlığının Kazanılması

İzin almak suretiyle Türk Vatandaşlığından çıkan ana veya babalarına bağlı olarak Türk vatandaşlığını kaybeden çocuklar; ergin olmalarından itibaren üç yıl içinde seçme hakkını kullanmak suretiyle Türk vatandaşlığını kazanabilirler.

Karaçanta Avukatlık ve Hukuk Bürosu – izmir avukat

Vatandaşlık ve Yabancılar hukuku, ağırlıklı olarak çalışma alanlarımız arasındadır. İzmir’de vatandaşlık ve yabancılar hukuku davalarına bakmaktayız. Tecrübemizi güncel hukuki mevzuatla birleştirerek dava öncesinde statünüzün / haklarınızın belirlenmesiyle davanıza bakmaktayız. Davanızda en iyi şekilde temsil edilmeniz hususunda gerekli hukuki desteği vermekteyiz. izmir yabancılar hukuku avukatı, izmir vatandaşlık hukuku avukatı arayışınızda; internet sitemiz ve avukat@karacanta.av.tr e-posta adreslerimiz üzerinden avukatlarımıza soru yöneltebilirsiniz. Vatandaşlık süreci, hukuki statünüz, haklarınız ile dava ücret ve masrafları konusunda ücretsiz ön bilgi alabilirsiniz. “izmir avukat danışma” konusunda hukuki destek almak ve avukat arayışlarınızda bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Aile Hukuku

Vesayet ve Vasi Ne Demektir?

Vesayet, reşit olmamış küçüklerin ve yasal hakları kısıtlanmış olan kısıtlıların haklarının korunmasını ve hukuken temsil edilmesini sağlayan ve kamu görevi sayılan bir kurumdur.

Vasi Ataması Ne Demektir?

Reşit olmamış küçük ve kanuni hakları kısıtlanmış kişilere mahkemece atanan yasal temsilciye vasi denir. Mahkeme tarafından vasi atanır.

Vasi Tayini Gerektiren Durumlar

Vasinin tayini yani vasi atama sebeplerinin iki durumu mevcuttur. Bunlardan birincisi yaş küçüklüğü diğeri kısıtlılık halidir. Kanunda belirtilen haller sınırlı sayıdadır. Bu sebepler dışında başka bir sebepten dolayı vasi atanamaz.

A-) Yaş Küçüklüğü Nedeni İle Vasi Ataması

Reşit olmayan küçüklere normal şartlarda kanuni temsilcisi velisidir. Ancak herhangi bir sebepten dolayı velisi bulunmayan küçüklerin kanuni zorunluluk olarak vasi atanır. Bu nedenle yaş küçüklüğü kanunen zorunlu vasi atama sebebidir.

B-) Kısıtlılık Kararı

Vasi tayinin gerektiren ikinci durum ise kısıtlılık kararıdır. Kısıtlılık kararını gerektiren durumlar ise Türk Medeni Kanununda tek tek sayılmıştır.

  • Akıl hastalığı veya zayıflığı
  • Alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı
  • Kötü yaşam tarzı
  • Kötü yönetim
  • Savurganlık
  • Hapis cezası
  • Kişinin kendi talebi

Vasi Tayini Nasıl Yapılır?

Vasi tayini sulh hukuk mahkemesinde dava açmak suretiyle yapılacaktır. Vasinin seçimi ise; eğer mümkünse vesayet altına alınan kişinin veya onun anne babasının göstereceği kişiler vasi olarak atanır. Ancak vasi ataması yapacak hakim , vasinin vesayet altına alınan kişinin temsil edilmesi ve haklarını koruması açısından yerleşim yerine yakın vasiyi tercih edecektir.

Kimler Vasi Olamaz?

  • Reşit olmayanlar
  • Kısıtlılar
  • Kamu hizmetinden yasaklı olanlar
  • Haysiyetsiz bir yaşam sürenler
  • Vesayet alınan kişi ile arasında çıkar çatışması olanlar

vasi olarak atanamaz. Bu durumda kişi vasi olamaya gönüllü olsa bile şartaları sağlamadığından dolayı vasi olarak atanamayacaktır. Hakim tarafından bir başka alternatif vasi ataması yapılacaktır.

Karaçanta Avukatlık ve Hukuk Bürosu – izmir avukat

Boşanma ve aile hukuku, ağırlıklı olarak çalışma alanlarımız arasındadır. İzmir’de boşanma davalarına baktığımız ve edindiğimiz tecrübeyi güncel hukuki mevzuatla birleştirerek boşanma öncesinde statünüzün / haklarınızın belirlenmesi ile dava sırasında en iyi şekilde temsil edilmeniz hususunda gerekli hukuki desteği vermekteyiz. izmir boşanma avukatı arayışınızda, boşanma ve aile hukuku ile ilgili olarak, internet sitemiz ve avukat@karacanta.av.tr e-posta adreslerimiz üzerinden avukatlarımıza soru yöneltip, boşanma süreci, hukuki statünüz, haklarınız ile dava ücret ve masrafları konusunda ücretsiz ön bilgi alabilirsiniz. “vasi” konusunda hukuki destek almak ve avukat arayışlarınızda bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku

Türk Vatandaşlığını Kazanma Yolları

Türk vatandaşlığını kazanma genel olarak doğumla veya sonradan kazanma olmak üzere iki şekilde olur.

1.VATANDAŞLIĞIN DOĞUMLA KAZANILMASI

Doğumla kazanılan Türk vatandaşlığı, doğum anında kazanılan vatandaşlık olup, yapılan bildirim üzerine doğum anından itibaren hüküm ifade eder.

Doğumla Türk vatandaşlığının kazanılması soy bağı veya doğum yeri esasına göre olur.

1.1. Türk Vatandaşlığının Soy Bağı İle Kazanılması

Soy bağı ile kazanılan vatandaşlık, çocuğun doğumu anında soy bağı ile bağlı bulunduğu Türk vatandaşı ana veya babanın vatandaşlığını kazanmasını ifade eder.

Çocuğun Türk vatandaşlığını soy bağı yolu ile kazanmasında çocuğun doğumu anında ana veya babadan yalnız birinin Türk vatandaşı olması yeterlidir. Ana ve babadan birinin yabancı bir devlet vatandaşı olması ya da çocuğun Türkiye dışında bir ülkede doğmuş olması Türk vatandaşlığının kazanılmasına engel değildir.

Evlilik dışında doğan çocuklar:

• Ana Türk vatandaşı ise doğum anından itibaren,

• Baba Türk vatandaşı ise babalığın tanınması ya da mahkemede babalık kararının verilmesi ile Türk vatandaşı olurlar.

1.2. Türk Vatandaşlığının Doğum Yeri Esasına Göre Kazanılması

Türkiye’de doğan ve aşağıdaki sebeplerden dolayı başka ülke vatandaşlığını kazanamayan çocuklar doğumlarından itibaren Türk vatandaşlığını kazanırlar.

Bu sebepler, çocuğun ana ve babasının belli olmaması, vatansız olması ve milli kanunları gereğince vatandaşlık kazanamamasıdır.

Türkiye’de bulunmuş çocuk, aksi ispat edilmedikçe Türkiye’de doğmuş sayılır. Yaşının küçüklüğü nedeniyle kendisini ifade edemeyen bulunmuş çocuklar yetkililerce bulundukları yerin nüfus kütüklerine tescil edilir.

2.Türk Vatandaşlığının Sonradan Kazanılması

Türk vatandaşlığının sonradan kazanılması yetkili makam kararı, evlat edinilme ya da seçme hakkının kullanılması yolları ile olur.

2.1. Türk Vatandaşlığının Yetkili Makam Kararı İle Kazanılması

Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılması aşağıdaki yollarla olur:

• Türk vatandaşlığının genel yolla kazanılması

• Türk vatandaşlığının istisnai olarak kazanılması

• Türk vatandaşlığının yeniden kazanılması

• Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılması

2.1.1. Türk Vatandaşlığının Genel Yolla Kazanılması

Yabancıların Türk vatandaşlığına kabul edilmesinde genel yol, şartlarını yerine getiren yabancının başvuru yoluyla vatandaşlığı talep etmesi ve devletin bu talebi kabul etmesi ile kazanılan vatandaşlıktır.

Türk vatandaşlığına geçmek isteyen bir yabancı, gerekli şartları taşıması halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilir.

Yabancıların Türk vatandaşlığını kazanabilmeleri için:

• Kendi millî kanununa, vatansız ise Türk kanunlarına göre reşit ve ayırt etme gücüne sahip olmaları,

• Başvuru tarihinden geriye doğru kesintisiz Türkiye’de beş yıl ikamet etmeleri, 

• Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini davranışları ile göstermeleri,

• Genel sağlık bakımından tehlike oluşturan bir hastalıklarının bulunmaması,

• İyi ahlak sahibi olmaları,

• Yeteri kadar Türkçe konuşabilmeleri,

• Türkiye’de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olmaları,

• Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hallerinin bulunmaması gerekmektedir.

Vatandaşlığa başvuran kişinin Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini gösteren davranışlar:

Türkiye’de taşınmaz mal satın almak, yatırım yapmak, Türkiye’de iş kurmak ya da bir iş yerinde çalışmak, bir Türk vatandaşı ile evlenmek, Türk vatandaşlığını kazanmak üzere ailece başvurmak gibi Türkiye’de yerleşme niyetini ortaya koyan somut davranışlardır. Bu bağlamda öğrenim, turistik ya da geçici iş seyahatleri ve tedavi gibi geçici amaçlarla Türkiye’de ikamet eden kişilerin vatandaşlık başvurusu kabul edilmez.

Vatandaşlığa başvuran kişinin iyi ahlak sahibi olduğunun tespiti:

Kişinin kaçakçılık, dolandırıcılık, hırsızlık gibi toplumsal düzeni bozucu suçlardan ceza alıp almadığı ya da Türk örf ve adetleri ile aile yaşamına aykırı şekilde uyuşturucu kullanma ve fuhuş yapma gibi davranışlarının bulunup bulunmadığına göre kişinin iyi ahlak sahibi olup olmadığı tespit edilir. Aynı şekilde herhangi bir suçtan dolayı yargılanmak, mahkûm olmak ya da tutuklu bulunmak vatandaşlık başvurusunun reddedilmesi sebebidir.

Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hâli bulunmamak şartı, uygulamada Millî İstihbarat Teşkilatı ve Emniyet Genel Müdürlüğünce yapılacak sicil araştırması ile tespit edilmektedir. Kişinin milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir halinin bulunmadığının tespiti bu şartın arandığı bütün vatandaşlık başvuru çeşitleri için bu şekilde gerçekleşmektedir.

• Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılarda, yukarıda sayılan şartlarla birlikte, taşıdıkları devlet vatandaşlığından çıkma şartı da aranabilir. Bu takdirin kullanılmasına ilişkin esasların tespiti Bakanlar Kurulunun yetkisindedir.

• Türk vatandaşlığının kazanılmasında başvurular yurt içinde yerleşim yerinin bulunduğu valiliğe, yurt dışında ise dış temsilciliklere bizzat veya bu hakkın kullanılmasına ilişkin özel vekâletname ile yapılır.

• Aranan şartları taşımak vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamaz.

2.1.2. Türk Vatandaşlığının İstisnai Olarak Kazanılması

Belirli özelliklere sahip yabancılara, vatandaşlığa alınmada aranan genel şartlara sahip olmasalar da Türk vatandaşlığına istisnai yollarla alınma imkânı tanınmıştır.

İstisnai vatandaşlık yolu ile Türk vatandaşlığını kazanabilecek yabancılar:

• Türkiye’de sanayi tesisi kuran veya bilimsel, teknolojik, ekonomik, sosyal, sportif, kültürel ve sanatsal alanlarda olağanüstü hizmeti geçen ya da geçeceği düşünülen ve ilgili Bakanlıklarca haklarında gerekçeli teklifte bulunulanlar.

• Uluslararası ilişkilerin gerekliliği ve ülkemizin menfaati veya herhangi bir sebeple Bakanlar Kurulunca Türk vatandaşlığını kazanmaları zaruri görülenler

• İskan Kanununa göre göçmen olarak kabul edilenler.

İskan Kanununa göre göçmen, Türk soyundan olanlar ve Türk kültürüne bağlı olup yerleşmek amacıyla tek başına veya toplu halde Türkiye’ye gelip İskân Kanunu uyarınca göçmen olarak kabul edilen kişiyi ifade eder. Kimlerin Türk soylu ve Türk kültürüne ait olduğuna Bakanlar Kurulu karar verir. Balkan göçmenleri buna göre Türk vatandaşlığına kabul edilmiştir.

• İstisnai vatandaşlık başvurusunda bulunan kişilerin milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir halinin bulunmaması gerekir.

• İstisnai vatandaşlık, diğer şartlara bakılmaksızın İçişleri Bakanlığının teklifi ve Bakanlar Kurulu kararı ile verilir.

2.1.3. Türk Vatandaşlığının Yeniden Kazanılması

Herhangi bir nedenle Türk vatandaşlığını kaybetmiş kişilerin yeniden Türk vatandaşlığını kazanmaları ikamet şartına bağlı olarak ya da ikamet şartına bağlı olmaksızın kazanma olmak üzere iki yolla gerçekleşir.

a. Türk Vatandaşlığının İkamet Şartı Aranmaksızın Yeniden Kazanılması

Aşağıda durumları belirtilen kişiler milli güvenlik bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla Türkiye’de ikamet şartı aranmaksızın, Türk vatandaşlığını İçişleri Bakanlığı kararı ile yeniden kazanabilirler:

• Çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenler,

• Ana veya babalarına bağlı olarak iradeleri dışında Türk vatandaşlığını kaybeden ve ergin olmalarından itibaren üç yıl içerisinde seçme hakkını kullanmayanlar.

Yurtdışında yaşayan ve Türk vatandaşlığından usulüne göre çıkarak bulunduğu ülke vatandaşlığına geçen kişilerin yeniden Türk vatandaşlığını kazanmaları bu yolla gerçekleşmektedir.

b. Türk Vatandaşlığının İkamet Şartına Bağlı Olarak Yeniden Kazanılması

Daha önce Türk vatandaşı olup da Türk vatandaşlığı kaybettirilenler Türkiye’de üç yıl ikamet etmek şartıyla Türk vatandaşlığını kazanabilirler.

• Bu kişilerin Türk vatandaşlığını kazanmalarına dair yetki Bakanlar Kurulundadır.

Aynı şekilde Türkiye’de ikamet edip de seçme hakkını kullanarak Türk vatandaşlığını kaybedenler Türkiye’de üç yıl ikamet etmek şartıyla Türk vatandaşlığını yeniden kazanabilirler.

• Kaybettirme ya da seçme yoluyla Türk vatandaşlığını kaybeden kişilerin yeniden Türk vatandaşı olabilmeleri için milli güvenlik bakımından engel teşkil edecek bir hallerinin bulunmaması gerekir.

2.1.4. Türk Vatandaşlığının Evlenme Yoluyla Kazanılması

Bir Türk vatandaşı ile evlilik, doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmaz. Türk vatandaşı ile evliliğe bağlı olarak Türk vatandaşlığını talep edebilmek için, başvuran kişinin başvuru anında en az üç yıldan beri bir Türk vatandaşı ile evli olması ve evliliğinin devam ediyor olması gerekmektedir. Bu şartlar sağlandığında kişi Türk vatandaşlığına “sadece” başvurma hakkını elde etmektedir.

Türk vatandaşı ile evlenen yabancı eş, yukarıda sayılan ön şartların varlığı hâlinde, evlenme yolu ile Türk vatandaşlığını kazanmak için yetkili makamlara müracaat etme hakkını elde etmiş olacaktır.

Başvuru ön şartları gerçekleştikten sonra, yabancı eşin Türk vatandaşlığını kazanabilmesi için aranan şartlar;

• Aile birliği içinde yaşama,

• Evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama,

• Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hâli bulunmama, olmak üzere üç temel şarttır.

Bu asli şartların tespiti yetkili makamlarca yapılır.

Uygulamada evlilik birliği ile bağdaşmayacak faaliyetlerde bulunmamanın tespitinde fuhuş yapmak, fuhuşa aracılık yapmak gibi kriterler araştırılmaktadır.

Vatandaşlık başvurusu yapılan makam, yapacağı inceleme sonucu oluşan kanaatini de içeren dosyayı, karar alınmak üzere İçişleri Bakanlığına gönderir. İçişleri Bakanlığının ilgili hakkında vereceği vatandaşlık kararı ile birlikte, yabancı eş Türk vatandaşlığını kazanmış olur.

Evlenme ile Türk vatandaşlığını kazanan yabancılar evlenmenin butlanına karar verilmesi halinde evlenmede iyi niyetli iseler Türk vatandaşlığını muhafaza ederler.

Evlenme ile Türk vatandaşlığını kazanma yabancının evliliğinin butlanına karar verilmesi halinde, Türk vatandaşlığını muhafaza edip etmeyeceği konusu başvuru yapılan şehrin valiliği aracılığıyla İçişleri Bakanlığından sorulur.

Evlenmenin eşin vatandaşlığına etki edebilmesi için, hukuken geçerli bir evliliğin varlığı gereklidir. Evlenmenin ehliyet ve şartları bakımından ise, her bir tarafın kendi millî hukukuna göre, evlenme ehliyet ve şartları tespit edilecektir. Ehliyet ve şartlar ile şekil kurallarına uygun olarak yapılan evlenmeler, Türk kamu düzenine aykırı sayılan evlilikler ile hülle evlilikleri istisnaları dışında, hukuken geçerli evliliklerdir

Türk Vatandaşlığının Evlat Edinme Yolu İle Kazanılması

Bir Türk vatandaşı tarafından evlat edinilen ergin olmayan yabancı, milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla, Türk vatandaşlığını kazanabilir.

Evlat edinilecek çocuğun ergin olup olmadığı, bir ehliyet meselesi olduğu için çocuğun millî hukukuna göre tespit edilir. Küçüğün birden fazla ülke vatandaşlığının bulunması durumunda sıkı irtibat halinde olduğu ülke kanunlarına göre ergin olup olmadığına bakılır. Evlatlığın, ‘küçük’ (ergin olmayan çocuk) olmaması hâlinde, diğer şartın varlığını araştırmaya gerek kalmaksızın vatandaşlık başvurusu reddedilir.

Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir halinin bulunmaması şartının tespiti, yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının diğer şekillerde kazanılması hallerinde izah edilen usülle yapılır

Türk Vatandaşlığının Seçme Hakkıyla Kazanılması

Türk vatandaşlığını ana veya babalarına bağlı olarak kendi iradesi dışında kaybetmiş olan kişiler seçme hakkını kullanmak suretiyle Türk vatandaşlığını kazanabilirler.

• Türk vatandaşlığını kazanma ana veya babalarına bağlı olarak kaybeden kişilerin seçme hakkını kullanarak yeniden Türk vatandaşı olabilmeleri için ergin olmalarından itibaren üç yıl içinde Türk vatandaşlığına başvurmaları gerekmektedir.

• Seçme hakkını kullanarak Türk vatandaşlığına geçmek isteyen kişiler, Türkiye içinde valiliklere yurtdışında ise dış temsilciliklere verecekleri bir dilekçe ile seçme hakkını kullanırlar.

Seçme hakkı ile Türk vatandaşlığının kazanılması yetkili makamların vereceği kabul kararına bağlı değildir.

• Seçme hakkını kullanarak Türk vatandaşlığına geçmek ya da Türk vatandaşlığından ayrılmak, eşin vatandaşlığına tesir etmez.

Vatandaşlık Başvuru Usulü

• Türk vatandaşlık başvurusu, Türkiye içinde ikamet edilen yer valiliği, yurt dışında ise Türkiye Cumhuriyeti büyükelçiliği, başkonsolosluğu veya konsolosluklarına yapılır.

• Türk vatandaşlığını kazanma başvurusu, vatandaşlığı kazanmak isteyen kişi tarafından bizzat yapabileceği gibi resmi vekâlet verilen vekil tarafından da yapılabilir. Posta ile yapılan başvurular kabul edilmemektedir. Müracaat makamlarının vatandaşlığa alınmaya yönelik taleplerin esasına ilişkin karar verme yetkileri yoktur.

Müracaat makamları, başvurunun usule ilişkin şartlarının yerine getirilip getirilmediğinin tespitini yapabilirler.

• Başvuruda, başvuru makamı dosyayı vatandaşlık başvuru inceleme komisyonuna havale eder. İnceleme Komisyonu yurt içinde, il valisi veya görevlendireceği vali yardımcısının başkanlığında, il müdürlüğü, il emniyet müdürlüğü, il jandarma komutanlığı, il millî eğitim müdürlüğü ve sosyal hizmetler il müdürlüğünden en az şube müdürü düzeyindeki temsilcilerden oluşur. Komisyon kendisine başvuru makamınca gönderilen dosyalar hakkında inceleme yaparak vatandaşlık başvuru şartlarının yerine gelip gelmediğini tespit eder. Kanunda aranan şartların yerine getirildiğini tespit eden komisyon rapor hazırlayarak İçişleri Bakanlığına gönderilmek üzere müracaat makamına gönderir. Müracaat makamı, hazırlanan vatandaşlık başvuru dosyasını kendi görüşü ile birlikte talebin esasına ilişkin karar alınması için, İçişleri Bakanlığına gönderir. İçişleri Bakanlığı da, esasa ilişkin incelemesini yaparak, ilgilinin Türk vatandaşlığını kazanma talebi hakkında kararını verir

Karaçanta Avukatlık ve Hukuk Bürosu – izmir avukat

Yabancılar hukuku, ağırlıklı olarak çalışma alanlarımız arasındadır. İzmir’de vatandaşlık davalarına baktığımız ve edindiğimiz tecrübeyi güncel hukuki mevzuatla birleştirerek vatandaşlık statünüzün / haklarınızın belirlenmesi ile vatandaşlık davası sırasında en iyi şekilde temsil edilmeniz hususunda gerekli hukuki desteği vermekteyiz. izmir yabancılar avukatı arayışınızda, uluslararası hukuku ile ilgili olarak, internet sitemiz ve avukat@karacanta.av.tr e-posta adreslerimiz üzerinden avukatlarımıza soru yöneltebilir, vatandaşlık süreci, hukuki statünüz, haklarınız ile milletlerarası hukuk davası ücret ve masrafları konusunda ücretsiz ön bilgi alabilirsiniz. “Türk vatandaşlığını kazanma” konusunda hukuki destek almak ve avukat arayışlarınızda bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Miras Hukuku

İntifa Hakkı – İzmir Gayrimenkul Avukatı

İntifa Hakkı Nedir?

İntifa hakkı , başkasına ait bir eşya veya malvarlığı üzerinde, belirli bir kişiye, tam yararlanma imkanı sağlayan bir irtifak hakkıdır. İntifa hakkının kurulması ile gayrimenkulün maliki, eşyanın veya hakkın öz değerini kendisinde tutmakta, buna karşılık, bunlardan elde edilebilecek yararları belirli bir kişiye tahsis etmektedir. izmir gayrimenkul avukatı arayışınızda bizimle iletişime geçmek için tıklayınız.

İntifa Hakkı Nasıl Olur?

İntifa hakkı, sözleşme ile kurulan, mahkeme kararı ile kurulan ve kanuni intifa hakkı olmak üzere üç şekilde karşımıza çıkmaktadır:

1. Sözleşmeyle Kurulan İntifa Hakkı

Taşınmazlar üzerinde intifa hakkı, resmi senedin düzenlenip, tapuya tescili ile tesis edilmektedir. Taşınmaz mülkiyetinin intikaline ilişkin kanuni hükümler, taşınmazlar üzerinde tesis edilen intifa haklarında da uygulanmaktadır. Dolayısıyla, bir taşınmaz maliki nasıl ki taşınmazını satabiliyorsa bir üçüncü kişi yararına intifa hakkı da tesis edebilmektedir. Bu üçüncü kişi gerçek kişi olabileceği gibi tüzel kişi de olabilir.

Uygulamada genellikle bir taşınmazın tamamına (kuru mülkiyeti ve intifa hakkına) sahip olan kimse intifa hakkını üzerinde tutarak kuru mülkiyetinin satışını yapmakta bu yolla intifa hakkının tapu kütüğüne tescili zarureti doğmaktadır. Örneğin, baba taşınmazının intifa hakkını üzerinde tutarak kuru mülkiyetini çocuklarına bağışlamakta veya satmaktadır. Elbette ki, bu durumun tersi de mümkündür. Başka bir deyişle, malikin kuru mülkiyeti kendi üzerinde tutarak başkası lehine intifa hakkı tesis etmesi de mümkündür.

2. Kanuni İntifa Hakkı

Kanuni intifa hakkı, kanunda öngörülen intifa haklarıdır. Taşınmaz üzerindeki kanuni intifa hakkı, tapu kütüğüne tescil edilmemiş olsa bile, durumu bilenlere karşı ileri sürülebilmektedir. Buna karşılık tescil edilmiş ise, herkese karşı ileri sürülebilecektir. Kanundan doğan intifa hakları şu şekilde sıralanmaktadır:

  • Mirasta sağ kalan eşin intifa hakkı (23 Kasım 1990 tarih 3678 sayılı Kanunla Medeni Kanun’da yapılan değişiklikle sağ kalan eşin mirastan gelen intifa hakkı kaldırılmıştır. Dolayısıyla, ancak 23 Kasım 1990 tarihinden önceki ölümlerde, ölüm tarihindeki yürürlükte olan mevzuat uygulanacağından sağ kalan eşin intifa hakkını seçmesi mümkündür.)
  • Ana babanın velayetleri altındaki küçüğün malları üzerindeki intifa hakkı
  • Kocanın karısının malları üzerindeki intifa hakkı

3. Mahkeme Kararıyla Kurulan İntifa Hakkı

İntifa hakkının konusu taşınmaz ise, intifa hakkının kurulmasına ilişkin sözleşmenin resmi şekilde yapılması gerekmektedir. Malikin tescil talebinden kaçınması halinde, alacaklı intifa hakkının yargısal tesisini sağlayabilir. Mahkeme kararı ile birlikte intifa hakkı tescilsiz olarak doğar. Ayrıca önemle belirtmek gerekir ki, mahkeme kararına istinaden kurulacak intifa haklarında kesinleşmiş mahkeme kararı aranmaktadır.

İntifa Hakkı Sona Ermesi

İntifa hakkının sona ermesi de tıpkı kurulması gibi intifa hakkının konusuna göre çeşitlilik göstermektedir. Taşınmaz üzerine tahsis edilen intifa hakkının sona ermesi için birden fazla neden bulunmaktadır. Bunlar;

  • İntifa hakkı bir süreyle sınırlı olarak kurulmuşsa, sürenin dolması veya intifa hakkının feragati
  • Ölüm veya kişiliğin ortadan kalkması (tüzel kişiliğin sona ermesi, gaiplik vs.)
  • Terkin
  • Taşınmazın tamamen yok olması
  • Taşınmazın kamulaştırılması
  • Taşınmazın cebri icra yoluyla satılması
  • Mahkeme kararı

olarak sıralanabilir. Taşınır eşyalar veya alacak hakları üzerinde intifa hakkının sona ermesi ise iki türlüdür. Bunlardan birincisi, taşınırın yok olması veya alacak hakkının sona ermesi şeklinde gerçekleşir. İkinci ihtimal ise, intifa hakkının süreye bağlı olması varsayımında sürenin geçmesi, süreye bağlı değil ise hak sahibinin ölmesi ya da kişiliğinin ortadan kalkması şeklinde ortaya çıkmaktadır.

İntifa hakkının sona ermesiyle birlikte hak sahibi, intifa hakkı sahibi konusu olan şeyi malike iade etmek zorundadır. Kural olarak intifa hakkı sahibinin, eşyayı aldığı şekliyle iade etmesi gerekmektedir. Normal kullanmanın yol açtığı aşınma ve eskimelerden intifa hakkı sahibi sorumlu tutulamamakla birlikte, bunların dışında meydana gelen hasarlardan, kıymet azalmalarından, bunların kendi kusurundan meydana gelmediğini kanıtlamadıkça intifa hakkı sahibi sorumludur. Aynı zamanda, intifa hakkı sahibi, intifa hakkının sınırlarını aşarak elde ettiği ürünleri de tazmin etmekle yükümlüdür.

İntifa hakkı sahibinin bu sorumluluklarına karşılık, intifa hakkı sahibi, yükümlü olmadığı halde eşyaya yaptığı masraf ve eklemeler için vekaletsiz iş görme hükümlerine göre tazminat isteyebilir. Gerek malikin gerekse intifa hakkı sahibinin tazminat talebi malın iadesinden itibaren 1 sene geçmekle zamanaşımına uğramaktadır.

Gayrimenkul Hukuku benzer yazılar;

İzale-i Şuyu – Ortaklığın Giderilmesi – Davası Nedir?

İzmir gayrimenkul avukatı arayışlarınızda, izmir avukat herhangi bir hukuki probleminizde sizlere yardımcı olmak için bizimle iletişime geçmek için tıklayınız.

Karaçanta Avukatlık ve Hukuk Bürosu

Gayrimenkul hukuku, ağırlıklı olarak çalışma alanlarımız arasındadır. İzmir’de gayrimenkul davalarına baktığımız ve edindiğimiz tecrübeyi güncel hukuki mevzuatla birleştirerek gayrimenkul davası sırasında en iyi şekilde temsil edilmeniz hususunda gerekli hukuki desteği vermekteyiz. izmir gayrimenkul avukatı arayışınızda, gayrimenkul hukuku ile ilgili olarak, internet sitemiz ve avukat@karacanta.av.tr e-posta adreslerimiz üzerinden avukatlarımıza soru yöneltebilir, süreçleri, hukuki statünüz, haklarınız ile gayrimenkul davası ücret ve masrafları konusunda ücretsiz ön bilgi alabilirsiniz. “gayrimenkul dayası” konusunda hukuki destek almak ve avukat arayışlarınızda bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Ticaret ve Şirketler Hukuku

Dava – Mahkeme

Dava Açmak Ne Demektir?

Dava açmak bir kişi veya kuruluş aleyhinde mahkeme önünde bir hak talebinde bulunmak demektir. Haksızlığa uğradığınızda, hakkınızı alamadığınızda mahkemeler araya girecek “Türk Milleti adına” yargılama yaptıktan sonra hakkınızı size teslim edecektir.

Dava Nasıl Açılır?

Dava mahkemeye vereceğiniz bir dilekçe ile açılır. Dava dilekçesi, dava harca tabi ise harç ve gider avansının, harca tabi değil ise sadece gider avansının tahsil edilmesinden sonra ilgili mahkemeye kayıt olur ve bu tarihte davanız açılmış olur. Bu tarif kolay görünse de dava açmak önemli yasal sonuçları olan ve mali yük getirmesi ihtimali bulunan ciddi bir iştir. Unutmayınız ki; davayı açmak işlemi basit olsa da işin kendisi son derece ciddidir ve bazen uzun süre alır. Bu hususu mutlaka göz önünde bulundurmalı ve yaptığınız işin göründüğü kadar basit olmadığını, sonuçlarının çok ciddi olabileceğini bilmelisiniz.

Davalar Uzun Sürer mi?

Adalet Bakanlığı istatistiklerine göre 2010 yılında bir hukuk davasının karara bağlanması Türkiye genelinde ortalama 209 gün almıştır. Bu süre mahkemelere göre değişiklik göstermektedir. Örneğin 2010 yılında bir dava ortalama olarak;Aile Mahkemesinde 165 günde, Sulh Hukuk Mahkemesinde 109 günde,Asliye Ticaret Mahkemesinde 455 günde, İş Mahkemesinde 446 günde,Fikri Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinde 544 günde karara bağlanmıştır.

Dava Açmasam Daha mı İyi?

Haksızlığa uğradığınızı düşündüğünüz durumlarda mahkemelere başvurup hakkınızın size iade edilmesini talep etmek anayasal hakkınızdır. Bu hakkınızı kullanmaktan çekinmeyiniz. Ancak bu hakkınızı kullanırken konuyu etraflıca değerlendirmeniz gerekir. Davayı kazanma ihtimalinizi, kaybettiğiniz takdirde davanın size kaç liraya ve ne kadar zamana mal olacağını önceden hesaplamanız lehinize olacaktır.

Davamı Nerede Açmalıyım?

Davalar yetkili ve görevli mahkemelerde açılmalıdır. Hangi tür mahkemenin görevli olduğunu tespit ettikten sonra, hangi yer mahkemesinin yetkili olduğunu da belirlemeniz gerekir. Bu sorunun kısa bir cevabı olmadığı ve hatalı mahkemeye başvurmak zaman, para ve hak kayıplarına yol açabileceği için davanızı açmadan önce bu konuda bir hukukçudan profesyonel yardım almanız faydalı olabilir.

Avukat Tutmak Zorunlu mudur?

Hayır, avukat tutmak zorunlu değildir. Ancak bir avukatın size çok yardımı olacağını unutmayınız. Hukuk ve usul konusunda bilgi sahibi olduğunuza kesin olarak emin değilseniz bir avukatın yardımına başvurunuz.

Dava Açmadan Önce Neleri Bilmem Gerekir?

Bir avukat yardımından faydalanmayacak iseniz aşağıdaki soruları kendi kedinize sorunuz;

a) Dava açmak için yeterli bilgiye sahip olduğunuza emin misiniz?

b) Davanızı takip etmek konusunda kararlı mısınız? Dava açtıktan sonra takip etmeyi ihmal etmeniz, davanızın reddedilmesine veya açılmamış sayılmasına neden olabilir.

c) Davanızın olumsuz sonuçlanması halinde ne gibi sonuçlar doğuracağını değerlendirdiniz mi?

Bir avukatınız varsa sizi bu konularda tam olarak bilgilendirmesini talep ediniz;

a) Davanızın size maliyeti ne olacaktır? (Dava harcı, masraflar ve avukatlık ücreti vs.)

b) Davayı kaybetmeniz halinde katlanacağınız ek maliyet ne olacaktır? (Tamamlanacak dava harcı, karşı tarafa ödenecek avukatlık ücreti, mahkeme masrafları vs.)

c) Uğradığınız haksızlığın giderilmesi için başvurulabilecek başka hukuki yöntemler var mı?

Dava Açmak Masraflı mıdır?

Evet, dava açmak masraflı olabilir. Ülkemizde yargı masrafları Avrupa ülkelerindeki örneklere göre düşüktür. Yine de davanın türüne ve süresine göre masrafların ciddi boyuta gelmesi söz konusu olabilir. Bu konuda hazırlık yapmanız ve muhtemel masrafları önceden öğrenmeniz gerekir. Dava süreci boyunca masraflar kural olarak dava açan kişiden alınır. Masrafı yatırmadığınız takdirde mahkeme ilgili işlemden vazgeçtiğinizi varsayar, bu durum davanıza zarar verebilir.

Dava Masraflarını Geri Alabilir miyim?

Davayı kazandığınız zaman Mahkeme masrafların karşı taraftan alınarak size ödenmesini emreder. Ancak size ödenecek masrafların sadece yargılama masrafları olduğunu unutmayınız. Davaya hazırlık için yaptığınız masraflar, ulaşım giderleri, avukatınıza ödediğiniz vekalet ücreti gibi bazı masraflar size geri ödenmeyecektir.

Dava Bittiğinde Hakkımı Doğrudan Alabilir miyim?

Kural olarak mahkeme kararlarına dayanarak icra takibi başlatabilmek için kararların kesinleşmiş olması gerekmez. Ancak kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe icra edilemez. İdari yargı mercilerinin kararları kesinleşmese dahi idari makamlarca 30 gün içerisinde yerine getirilmelidir.

Mahkeme Kararı Kesinleşti. Şimdi Ne Olacak?

Mahkemeyi kaybeden taraf kendiliğinden mahkemenin emrettiği kararı yerine getirebilir ve size mahkeme masraflarını da ödeyebilir. Bunu yapmadığı takdirde icra dairesine başvurup kararın icra kanalıyla yerine getirilmesini sağlamanız gerekir.

Karşı Taraf Bulunamazsa Ne Olur?

Savunma hakkı anayasal bir haktır. Mahkeme hiç kimse hakkında kendiliğinden karar vermez. Bir davetiye göndererek hakkında dava açıldığını bildirir, dava hakkında diyeceklerini sorar, kararını verirken onun savunmasını da göz önünde bulundurur. Ancak kişilerin ortadan kaybolarak, davalardan kurtulmaları da başkalarının hakkını ihlal edecektir. Bu nedenle, bu hakkın kötüye kullanılmasını önlemek amacıyla resmi kayıtlarda bulunan adrese tebligat ve ilan yoluyla tebligat imkanı da tanınmıştır

Benim Eski Adresime Tebligat Yapılırsa Ne Olur?

Yeni adresinizi bildirmek sizin sorumluluğunuzdur. Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan yargı merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır.

Dava Açarken Kimden Yardım Alabilirim?

Dava açmak için bir avukatın yardımına başvurmak en doğrusudur. Bu alanda yeterli bilgiye sahip olduğunuza inanıyorsanız kendiniz de dava açabilirsiniz. Hukukçu olmayan kişilerin yardımıyla hareket etmeniz aleyhinize çok ciddi sonuçlar doğurabileceğinden bu kişilerin yardımına başvurmayınız. Arzuhalci olarak tabir edilen kişilerin yönlendirmesi ile hareket etmenin hak kayıplarına neden olabileceğini unutmayınız.

Davayı Açacağım Mahkeme Bana Yardımcı Olur mu?

Hayır. Mahkemeler danışmanlık yapmazlar. Mahkeme hakimi de, mahkemede görevli diğer kişiler de size açacağınız dava konusunda yardımcı olamaz, yol gösteremez.

Hakimle Görüşsem Faydası Olur mu?

Devam eden dosyanız hakkında hakimle görüşmeniz doğru değildir. Hakimlerin dosya üzerinde görüş açıklamaları, kararlarını önceden taraflardan birine söylemeleri mümkün değildir. Bu konuda ısrarcı davranmanız aleyhinize ciddi sonuçlar doğurabilir.

İnternet Güvenilir Bir Kaynak mıdır?

Hayır, internet her zaman güvenilir bir kaynak değildir. Ancak güvenilir olduğuna emin olduğunuz bazı siteler size yararlı olacaktır. Adalet Bakanlığına, Yargı Kurumlarına, Barolara ait sitelerden veya güvenilir olduğuna kesinlikle emin olduğunuz özel kişilere ait sitelerden yararlanabilirsiniz. Forumlar, güvenilir olduğuna emin olmadığınız siteler, kaynağı belirsiz yazılar, zincir e-postalar gibi kaynaklara güvenerek hareket etmeniz çok ağır sonuçlar doğurabilir. İnternet yoluyla elde ettiğiniz bilgileri mutlaka güvenilir kaynaklardan doğrulayarak kullanmanız gerekir.

izmir avukat arayışınızda tüm hukuki süreçlerinizde yanınızda olmamız için bizimle iletişime geçebilirsiniz.