Etiket: çocuk

Aile Hukuku

Evlat Edinme Nedir?

Evlat edinme; Durumu evlat edindirilmeye uygun bir çocukla, durumu evlat edinmeye uygun kişi/eşler arasında hukuki bağlar sağlanarak çocuk ebeveyn ilişkisinin kurulmasıdır. Burada soybağı hukuki yol ile kurulur.

Evlat Edinmenin Türleri Nelerdir?

Evlat edinebilmek için evli olunmasına gerek yoktur. Kişi şartları sağladığı taktirde evli olmasa dahi evlat edinebilir.

Evli çiftler kural olarak ancak birlikte evlat edinebilirler. Bu kuralın bazı istisnaları mevcuttur.

Eşler birbirlerinin önceki evliliklerinden doğan çocuklarını da evlat edinebilir.

Kimler Evlat Edinebilir Ve Şartları Nelerdir?

Evlat edinmek isteyen evli çiftler:

  • En az beş yıldan beri evli olmaları ve otuz yaşını doldurmuş olmaları gerekir.
  • Evlat edinilenden en az 18 yaş büyük olmaları gerekir.
  • Evlat edinilene en az 1 yıl bakılmış olması gerekir

Evli olmayanlar çiftler:

  • Evli olmayan çiftler birlikte evlat edinemezler.

Tek başına evlat edinme:

  • 30 yaşını doldurmuş olmak
  • evlat edinilenden en az 18 yaş büyük olmak
  • evlat edinilecek çocuğa 1 yıl bakmış olma

Evlat Edinme( Md : 305 – 320 )

A. Küçüklerin evlât edinilmesi

I. Genel koşulları
 MADDE 305.-

Bir küçüğün evlât edinilmesi, evlât edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması koşuluna bağlıdır.
Evlât edinmenin her hâlde küçüğün yararına bulunması ve evlât edinenin diğer çocuklarının yararlarının hakkaniyete aykırı bir biçimde zedelenmemesi de gerekir.

II. Birlikte evlât edinme
MADDE 306.-

Eşler, ancak birlikte evlât edinebilirler; evli olmayanlar birlikte evlât edinemezler.
Eşlerin en az beş yıldan beri evli olmaları veya otuz yaşını doldurmuş bulunmaları gerekir.
Eşlerden biri, en az iki yıldan beri evli olmaları veya kendisinin otuz yaşını doldurmuş bulunması koşuluyla diğerinin çocuğunu evlât edinebilir.

III. Tek başına evlât edinme
MADDE 307.-

Evli olmayan kişi otuz yaşını doldurmuş ise tek başına evlât edinebilir.
Otuz yaşını doldurmuş olan eş, diğer eşin ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksunluğu veya iki yılı aşkın süreden beri nerede olduğunun bilinmemesi ya da mahkeme kararıyla iki yılı aşkın süreden beri eşinden ayrı yaşamakta olması yüzünden birlikte evlât edinmesinin mümkün olmadığını ispat etmesi hâlinde, tek başına evlât edinebilir.

IV. Küçüğün rızası ve yaşı
MADDE 308.-

Evlât edinilenin, evlât edinenden en az onsekiz yaş küçük olması şarttır.
Ayırt etme gücüne sahip olan küçük, rızası olmadıkça evlât edinilemez.
Vesayet altındaki küçük, ayırt etme gücüne sahip olup olmadığına bakılmaksızın vesayet dairelerinin izniyle evlât edinilebilir.

V. Ana ve babanın rızası

1.Şekil
MADDE 309.-

Evlât edinme, küçüğün ana ve babasının rızasını gerektirir.
Rıza, küçüğün veya ana ve babasının oturdukları yer mahkemesinde sözlü veya yazılı olarak açıklanarak tutanağa geçirilir.
Verilen rıza, evlât edinenlerin adları belirtilmemiş veya evlât edinenler henüz belirlenmemiş olsa dahi geçerlidir.

2. Zamanı
MADDE 310.-

Rıza, küçüğün doğumunun üzerinden altı hafta geçmeden önce verilemez.
Rıza, tutanağa geçirilme tarihinden başlayarak altı hafta içinde aynı usulle geri alınabilir.
Geri almadan sonra yeniden verilen rıza kesindir.

3. Rızanın aranmaması
a. Koşulları
MADDE 311.-

Aşağıdaki hâllerde ana ve babadan birinin rızası aranmaz:
l. Kim olduğu veya uzun süreden beri nerede oturduğu bilinmiyorsa veya ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun bulunuyorsa,
2. Küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine  getirmiyorsa.

b. Karar
MADDE 312.-

Küçük, gelecekte evlât edinilmek amacıyla bir kuruma yerleştirilir ve ana ve babadan birinin rızası eksik olursa, evlât edinenin veya evlât edinmede aracılık yapan kurumun istemi üzerine ve kural olarak küçüğün yerleştirilmesinden önce, onun oturduğu yer mahkemesi bu rızanın aranıp aranmamasına karar verir.
Diğer hâllerde,  bu konudaki karar evlât edinme işlemleri sırasında verilir.
Ana ve babadan birinin küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmemesi sebebiyle rızasının aranmaması hâlinde, bu konudaki karar kendisine yazılı olarak bildirilir.

Karaçanta Avukatlık ve Hukuk Bürosu – izmir avukat

Boşanma ve aile hukuku, ağırlıklı olarak çalışma alanlarımız arasındadır. İzmir’de boşanma davalarına baktığımız ve edindiğimiz tecrübeyi güncel hukuki mevzuatla birleştirerek boşanma öncesinde statünüzün / haklarınızın belirlenmesi ile boşanma davası sırasında en iyi şekilde temsil edilmeniz hususunda gerekli hukuki desteği vermekteyiz. izmir boşanma avukatı arayışınızda, boşanma ve aile hukuku ile ilgili olarak, internet sitemiz ve avukat@karacanta.av.tr e-posta adreslerimiz üzerinden avukatlarımıza soru yöneltebilir, boşanma süreci, hukuki statünüz, haklarınız ile boşanma davası ücret ve masrafları konusunda ücretsiz ön bilgi alabilirsiniz. “evlat edinme” konusunda hukuki destek almak ve avukat arayışlarınızda bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Aile Hukuku

Boşanma Davası Çocukların Bakım ve Korunması

Çocukların Bakım ve Korunması (Velayetin Tedbiren Bırakılması ve Tedbir Nafakası)

Boşanma davası sırasında eşlerin ayrı yaşamaya hakkı bulunduğundan, çocukların hangi eşin yanında kalacağı diğerinin bunların geçimine nasıl katılacağı, kişisel ilişkinin nasıl sürdürüleceği de tedbir kararı ile tayin ve takdir edilir.

Dava devam ederken çocuklar için verilen nafakaya tedbir nafakası, karar ile verilen nafakaya ise iştirak nafakası adı verilmektedir. Boşanma davası sırasında çocukların bir eşin yanına verilmesi diğerinin velayet hakkına etki etmez.

Boşanma davasının açılması ile çocuğun geçici velayeti kendisine bırakılmayan ana-babanın tedbir nafakası ödemesine de karar verilir. Bu nafakanın başlangıç tarihi çocuğun geçici velayeti halen yanında kaldığı ebeveyne bırakılmışsa dava tarihi, diğer ebeveyne bırakılmışsa velayetin bırakıldığı karar tarihidir.

Lehine nafakaya hükmedilen çocuk yönünden borçlunun nafaka ödemekle sorumlu tutulabilmesi için çocuğun alacaklı yanında bulunması gerekir.

Hükmedilen tedbir nafakasının alacaklısı velayet kendisine bırakılan ana ya da babadır. Yapılan ödemenin ispatı açısından, ödeme makbuzlarına nafakaya ilişkin olduğuna dair ibare konulmalıdır.

Bu ibarenin konulmasının ihmal edildiği hallerde, yapılan ödemenin çocuğun okul ve benzeri giderlerine yönelik ahlaki bir ödemeden kaynaklandığının ispatlanması gerekmektedir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, önceki kararlarında, “nafakaya ilişkin yapıldığı” ibaresini taşımayan ödemeleri geçerli saymıyordu.

Ancak, Daire bu görüşünü değiştirmiş ve borçlu tarafça yapılmış ödemelerin açıkça nafaka alacaklısı tarafından başka bir alacağa ilişkin olduğu ispat edilemediği sürece nafakaya ilişkin yapılmış kabul edileceğini içtihat etmiştir.

Karaçanta Avukatlık ve Hukuk Bürosu

Boşanma ve aile hukuku, ağırlıklı olarak çalışma alanlarımız arasındadır. İzmir’de boşanma davalarına baktığımız ve edindiğimiz tecrübeyi güncel hukuki mevzuatla birleştirerek boşanma öncesinde statünüzün / haklarınızın belirlenmesi ile boşanma davası sırasında en iyi şekilde temsil edilmeniz hususunda gerekli hukuki desteği vermekteyiz. izmir boşanma avukatı arayışınızda, boşanma ve aile hukuku ile ilgili olarak, internet sitemiz ve avukat@karacanta.av.tr e-posta adreslerimiz üzerinden avukatlarımıza soru yöneltebilir, boşanma süreci, hukuki statünüz, haklarınız ile boşanma davası ücret ve masrafları konusunda ücretsiz ön bilgi alabilirsiniz. “iştirak nafakası” konusunda hukuki destek almak ve avukat arayışlarınızda bizimle iletişime geçebilirsiniz.