Etiket: boşanma davası avukatı

Aile Hukuku

Boşanma Davası Nasıl Açılır? Hukuki Süreç ve Adımlar

Boşanma davası nasıl açılır? Bu yazıda, boşanma davasının açılacağı yer ve nasıl başvurulacağı hakkında bilgi bulabilirsiniz.

Boşanma davası, evliliklerin sonlandırılması için başvurulan bir hukuki süreçtir.

Boşanma davası yerel aile mahkemesinde açılır. Mahkeme, başvuran çiftlerin ikamet ettiği yerde bulunur.

Boşanma davası açılacaksa, bir avukata başvurulması önemlidir. Avukat, süreci yönetir ve hukuki destek sağlar.

Boşanma davası için gereken belgeler hazırlanmalıdır. Avukat, belgelerin düzenlenmesine yardımcı olur.

Boşanma davasında nedenin belirlenmesi gerekmektedir. Neden genellikle “çekişmeli” veya “anlaşmalı” olarak sınıflandırılır.

Boşanma davası için dilekçe hazırlanır ve mahkemeye sunulur. Dilekçe, avukat tarafından hazırlanır ve başvuran adına sunulur.

Boşanma davası sürecinde, mahkeme tarafların duruşmaya katılmasını isteyebilir. Duruşmada taraflar ifade verir.

Boşanma davası süreci genellikle birkaç ay sürer. Ancak, her dava farklılık gösterir.

Boşanma davasının sonucunda mahkeme karar verir. Karar, çiftlerin boşanması veya farklı düzenlemeleri içerebilir.

Boşanma davası hukuki bir süreç olduğundan, bir avukattan destek almak önemlidir.

Sonuç olarak, boşanma davası yerel aile mahkemesinde açılır. Başvuruda bulunan çiftler, bir avukata başvurarak süreci yönetebilirler. Hukuki destek almak, boşanma davasının düzgün bir şekilde ilerlemesi için önemlidir.

Karaçanta Avukatlık ve Hukuk Bürosu – izmir avukat

Boşanma ve aile hukuku, ağırlıklı olarak çalışma alanlarımız arasındadır. İzmir’de boşanma davalarına baktığımız ve edindiğimiz tecrübeyi güncel hukuki mevzuatla birleştirerek boşanma öncesinde statünüzün / haklarınızın belirlenmesi ile dava sırasında en iyi şekilde temsil edilmeniz hususunda gerekli hukuki desteği vermekteyiz. izmir boşanma avukatı arayışınızda, boşanma ve aile hukuku ile ilgili olarak, internet sitemiz ve izmiravukat@karacanta.av.tr e-posta adreslerimiz üzerinden avukatlarımıza soru yöneltip, boşanma süreci, hukuki statünüz, haklarınız ile dava ücret ve masrafları konusunda ücretsiz ön bilgi alabilirsiniz. “boşanma davası nasıl açılır” konusunda hukuki destek almak ve Almanya’da Türklerin boşanması konusunda avukat arayışlarınızda bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Aile Hukuku

Boşanma Davası nasıl açılır?

Çekişmeli Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Boşanma davası nasıl açılır? Boşanma davaları anlaşmalı boşanma davası ve çekişmeli boşanma davası olarak ikiye ayrılır. Bu iki boşanma davaları aile mahkemesinde görülür.

Çekişmeli boşanma davasına bakmaya yetkili mahkeme şu şekilde belirlenir:

  • Davalı tarafın yerleşim yeri aile mahkemesinde boşanma davasını açılabilir.
  • Davacı tarafın yerleşim yeri aile mahkemesinde boşanma davasını açılabilir.
  • Boşanmak isteyen eşlerin son 6 aydan beri ikamet ettikleri yerdeki aile mahkemesinde boşanma davasını açılabilir.

Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Anlaşmalı boşanma davasında , herhangi bir adliyede açılabilir. Yetkili mahkemenin belirlenmesi açısından tarafların ikametghının bir önemi yoktur. Taraflar uygun gördükleri bir adliyenin aile mahkemesinde anlaşmalı boşanma davası açabilirler. Anlaşmalı boşanma davasının en önemli unsuru anlaşmalı boşanma protokolü olarak kabul edilir. Aile mahkemesi, tarafların hazırladığı anlaşmalı boşanma protokolünü esas alarak boşanma kararı verir.

Çekişmeli boşanma davasında uygulanan usuller anlaşmalı boşanma davasında uygulanmaz; yani karşı tarafa tebligat gönderme, cevap dilekçesi veya ön inceleme aşaması gibi aşamalar geçilerek doğrudan duruşma günü verilir. Tarafların hazırlayarak imzaladığı protokol aile mahkemesi hakimi tarafından duruşmada onaylanarak boşanma kararı verilir.

Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

Anlaşmalı boşanma davasında tek celsede sona erer; davanın karara bağlanması ortalama olarak 1 ay ile 4 ay arasında sürebilir.

Çekişmeli boşanma davasında, davanın niteliğine göre dava süresinin uzadığı veya kısaldığı bir dava türüdür. Çekişmeli boşanma davasında; usulüne uygun tebligat yapılması, ön inceleme duruşması, inceleme duruşmaları ve karar duruşması olmak üzere pek çok aşamadan oluşmaktadır. Ayrıca davada dinlenecek tanık sayısı, tanıkların bulundukları yer, ilk davete icabet edip etmemeleri, başka kurumlardan istenen evrakların süresinde gelip gelmemesi ve varsa tarafların diğer araştırma işlemleri çekişmeli boşanma davasının ne kadar süreceğini belirler. Ortalama olarak çekişmeli boşanma dava 1,5 yıl – 4 yıl arasında sonuçlanmaktadır.

Boşanma sebepleri nelerdir?

Medeni Kanun’a göre, boşanma davası açma sebepleri şunlardır:

  • Zina
  • Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış
  • Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme
  • Terk
  • Akıl hastalığı
  • Evlilik birliğinin sarsılması

Karaçanta Avukatlık ve Hukuk Bürosu – izmir avukat

Boşanma ve aile hukuku, ağırlıklı olarak çalışma alanlarımız arasındadır. İzmir’de boşanma davalarına baktığımız ve edindiğimiz tecrübeyi güncel hukuki mevzuatla birleştirerek boşanma öncesinde statünüzün / haklarınızın belirlenmesi ile dava sırasında en iyi şekilde temsil edilmeniz hususunda gerekli hukuki desteği vermekteyiz. izmir boşanma avukatı arayışınızda, boşanma ve aile hukuku ile ilgili olarak, internet sitemiz ve avukat@karacanta.av.tr e-posta adreslerimiz üzerinden avukatlarımıza soru yöneltebilir, boşanma süreci, hukuki statünüz, haklarınız ile dava ücret ve masrafları konusunda ücretsiz ön bilgi alabilirsiniz. “çekişmeli boşanma davası” konusunda hukuki destek almak ve avukat arayışlarınızda bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Aile Hukuku

İddet Müddeti (Bekleme Süresi)

İddet müddeti , bekleme süresi anlamına gelir. Evliliği sona eren kadının, boşanma kararı kesinleşmesinden itibaren 300 gün içerisinde evlenmesine olanak tanımamaktadır. Bunun temel nedeni kadının hamile kalma ihtimali ve soybağında karışıklık yaşanmamasıdır.

Yukarıda kısaca anlattığımız iddet müddetini Medeni Kanunumuz şöyle tanımlanmaktadır;

TMK 132 “Evlilik sona ermişse, kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün geçmedikçe evlenemez.

Doğurmakla süre biter.

Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hallerinde mahkeme bu süreyi kaldırır.”

Medeni kanunun 132.maddesinden anlaşılacağı gibi iddet müddetinin kaldırılması mümkündür. Gelişen teknoloji ile kadının hamile olunmadığı ispatlandığı sürece bekleme süresi dolmadan yeniden evlenmek mümkündür.

Peki iddet müddeti nasıl kaldırılır?

Şöyle ki, öncelikle iddet müddeti kaldırılması istemli bir dava açılır ardından mahkemenin yönlendireceği hastaneden hamile olunmadığına dair rapor alınır ve bu rapora istinaden mahkeme sürenin kaldırılmasına dair karar verir. Bu dava kısa sürede karara bağlanan bir dava olma özelliğini taşır.

Karaçanta Avukatlık ve Hukuk Bürosu

Boşanma ve aile hukuku, ağırlıklı olarak çalışma alanlarımız arasındadır. İzmir’de boşanma davalarına baktığımız ve edindiğimiz tecrübeyi güncel hukuki mevzuatla birleştirerek boşanma öncesinde statünüzün / haklarınızın belirlenmesi ile boşanma davası sırasında en iyi şekilde temsil edilmeniz hususunda gerekli hukuki desteği vermektedir. izmir boşanma avukatı arayışınızda, boşanma ve aile hukuku ile ilgili olarak, internet sitemiz ve avukat@karacanta.av.tr e-posta adreslerimiz üzerinden avukatlarımıza soru yöneltebilir, boşanma süreci, hukuki statünüz, haklarınız ile boşanma davası ücret ve masrafları konusunda ücretsiz ön bilgi alabilirsiniz. “iddet müddeti” konusunda hukuki destek almak ve izmir avukat arayışlarınızda bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Aile Hukuku

Boşanma

Boşanma Davası Türleri

Boşanma davası genel olarak çekişmeli boşanma davası ve anlaşmalı boşanma davası olarak ikiye ayrılmaktadır.

Boşanma Sebepleri

Kanuna göre boşanma sebepleri,

  • zina,
  • hayata kast,
  • eşe çok kötü muamele,
  • yüz kızartıcı suç işleyen eşten boşanma,
  • terk nedeniyle boşanma
  • akıl hastalığı,
  • evlilik birliğinin temelinden sarsılması,
  • anlaşmalı boşanma
  • fiili olarak ayrı yaşama

şeklinde sayılmıştır.

Anlaşmalı Boşanma Şartları

Anlaşmalı olarak boşanmak isteyen eşlerin evliliğinin 1 tam yılı doldurmuş olması gerekir. Bir tam yılı doldurmamış eşler anlaşmalı olarak boşanamazlar. Ancak bu durumda eşlerin yukarıda sayılan nedenlerle çekişmeli boşanma davası açmalarının önünde bir engel yoktur.

Boşanma Süreci

Boşanmada tüm süreçler dava dilekçesinin hazırlanması ile başlar, davanın açılması, dilekçenin tebliği, ESD araştırmasının yapılması, cevap dilekçesinin verilmesi, cevap dilekçesine cevap dilekçesi ile bu dilekçeye cevap verilmesi ile devam eder.

Yine ön inceleme duruşması, tanıkların dinlenilmesi ve diğer delillerin toplanmasının akabinde esasa ilişkin beyanların sunulması ile ilk aşaması sona erer.

Bu aşamadan sonra, gerekçeli kararın tebliği, istinaf ya da temyiz merciine başvurulması aşamaları da mevcut olabilir.

Sonunda kararının kesinleşmesi ve nüfus müdürlüğüne işlenmesi ile süreç tamamlanır.

Boşanma Davası Süresi

Boşanma davası ne kadar sürer en çok sorulan sorulardan biridir. Genel olarak anlaşmalı davalar, davanın açılması, duruşmaya çıkılması ve kararın kesinleşmesi için yapılması gereken çeşitli işlemlerle birlikte yaklaşık 3-4 aylık bir süreç alıyor.

Çekişmeli davalar ise ilk derece mahkemesinde ortalama 16-20 ayda bitiyor.

En Hızlı ve En İyi Boşanma

Önemli olan en hızlı şekilde boşanılması değil, en doğru şekilde boşanılmasıdır. Tarafların tüm haklarını alabildiği sonuç en iyi boşanmadır.

Boşanma Davasını Açan Tarafın Avantajı

Boşanma davasını hangi tarafın açtığı değil, açan tarafın iddialarını ispatlaması önemlidir. Öte yandan bir taraf boşanma davası açtıktan sonra diğer tarafın da karşı dava açma hakkı bulunmaktadır.Boşanmada iddialarını en doğru şekilde sunan ve bunları ispatlayabilen taraf avantajlıdır.Kadın ya da erkeğin davayı açmasının hiç bir önemi bulunmamaktadır.

Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Dava, aile mahkemesine, aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise asliye hukuk mahkemesine hitaben yazılacak 3 nüsha dilekçe ile açılmaktadır.Davanın açılmış sayılması için başvuru harcı, peşin harç ve benzeri harçlar ile gerekli gider avansının yatırılmış olması gerekir.

Boşanma İçin Gerekli Evraklar

Dava için bugünkü internet ortamında tek gerekli olan belge TC Kimlik numarasını içeren nüfus cüzdanıdır.

Aile cüzdanı, pasaport, tapu kayıtları, ikametgah ilmuhaberi, doğum belgeleri gibi kayıtlara gerek yoktur.

Boşanma Dilekçesi Hazırlanması

Boşanma dilekçesinin hazırlanması için çeşitli kanunlarda belirlenmiş şekillere uyulması gerekmektedir. Dava dilekçelerinin içermesi gereken bazı ifadeler bulunmaktadır. Bunlara uyulmaması halinde dilekçe reddedilebileceği gibi, davanın açılmamış sayılmasına da karar verilebilmektedir. Bunun yanında, içerik olarak yanlış hazırlanmış bir dava dilekçesi, hak kayıplarına da neden olabilir.

İki Eş de Mahkemeye Gelmesi Gerekiyor mu?

Evliliğin sona ermesi için açılan bu davaları ikiye ayırmak mümkündür: Bunlardan ilki anlaşmalı davadır.

Anlaşmalı açılan davada her iki taraf mahkemeye çıkarak evliliğin sona ermesini hür iradeleriyle istediklerini hakime açıklamak zorundadırlar. Anlaşmalı davada, duruşmada tarafların temsili vekaletle olmamaktadır.

Diğer yandan çekişmeli olarak açılan davada tarafların mahkemeye çıkmasına gerek yoktur. Taraflar yerine vekil edecekleri avukatları da mahkemede kendilerini temsil edebilirler.

Boşanma Duruşmasına Bizzat Katılmak Gerekir mi?

Duruşmaya eğer dava anlaşmalı değilse tarafların bizzat katılmasına gerek yoktur. Tarafların avukatları da katılarak davayı takip edebilir.

Boşanma Davasına Gidilmezse Ne Olur?

Davaya gidilmediği ve dava avukatla da takip edilmediği takdirde dava düşer. Bu durumda davaya yetişemeyen, duruşma gününü yanlış hatırlayan, hatalı not eden tarafın davayı yenileme hakkı bulunmaktadır.

Boşanma Davası Takibi İçin Avukat

Hukukumuza göre dileyen herkes mahkemeler önünde işini kendi başına takip etme hakkına sahip.

Özellikle tarafların bir mal varlıklarının olmadığı, iki tarafın da çalıştığı, müşterek çocuklarının olmadığı ve iki tarafın da evliliğin sona ermesini isteyerek anlaşabildiği durumlarda avukat tutulmasına gerek olmayabileceğini düşüncesindeyiz.

Ancak, özellikle çekişmeli davalarda mahkemelerin kusurlu eşe yüklediği maddi ve manevi tazminatlar çok yükseldi.

Tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, kusurun ağırlığına göre 50.000,00 TL hatta 100.000,00 TL’ye varan maddi ve manevi tazminatlara hükmedilebiliyor.

Yine bazı durumlarda eşin durumuna uygun olmayan miktarlarda nafakaya karar verildiğini de görebiliyoruz.

Dava dilekçesi bir şekilde hazırlanabilse bile, cevap dilekçesi, replik ve düplik dilekçeleri, delil dilekçesi, ıslah, itiraz, esas hakkında beyan dilekçeleri, delillerin toplanması, tanıklara soru sorulması gibi iş ve işlemler göz önüne alındığında avukatsız olarak bir davanın yürütülmesinin çok zor olduğunu düşünüyoruz.

Diğer yandan bu davalar teknik olarak ceza davalarıyla birlikte en zor davalardan. Yargıtay’ın 2. , 6. ve 8. Daireleriyle birlikte 4. ve 12. Daireleri’nin ve Hukuk Genel Kurulu’nun da tüm ilgili kararlarını takip etmeyi gerektiriyor.

Boşanma Davası Eş Şiddeti

Şiddet gören eş mutlaka en yakın karakola başvurarak durumu tutanak altına almalıdır. Buradan şiddete uğrayan mağdur, hastaneye gönderilerek kendisine darp raporu aldırılır.

Boşanma Davası Çocuk Velayeti

Çocuğun velayeti verilirken çocuğun üstün yararı göz önünde bulundurulur. Bunun için çocuğun yaşına, cinsiyetine, ebeveynlerin çocukla olan ilişkisine, ekonomik ve sosyal durumlarına da bakılmalıdır.

Boşandıktan Sonra Evlenme

Davada verilen kararın kesinleşmesinden sonra erkeklerin hemen yeniden evlenmesi mümkünken, kadınların bekleme süresini doldurmaları gerekir.

İddet (Kadın için Bekleme Süresi)

Boşanan kadının yeniden evlenebilmesi için 300 günlük bekleme süresini tamamlaması gerekmektedir. Ancak bu süre, kadının hamile olmadığına dair bir raporu varsa kaldırılabilmektedir.

Yoksulluk ve İştirak Nafakası Nedir, Nasıl Belirlenir?

Nafaka, hem evliliğin sona ermesi nedeniyle yoksulluğa düşecek eş için hem de çocuklar için belirlenmektedir.Nafaka belirlenirken, eşlerin gelirleri ve giderleri ile ekonomik ve sosyal durumları göz önüne alınır.

Boşanma Davasında Tazminat

Türk Medeni Kanunu’na göre maddi ve manevi tazminat, davanın açılmasına neden olan olaylarda daha ağır kusurlu olan eş aleyhine, kusurun derecesine, maddi gücüne göre belirlenir.Eşlerin evliliğin sona ermesinde kusuru yoksa yahut kusurları eşitse birbirlerinden maddi ve manevi tazminat alamazlar.

Anlaşmalı Davada Kararlaştırılan Nafakanın İptali ya da Artırılması

Şartların değişmesi halinde, anlaşmalı davada kararlaştırılan nafakanın kaldırılması, azaltılması ya da artırılması mümkündür.

Ses ve Video Kayıtları Delil Olarak Kullanılabilir mi?

Hukuka uygun elde edilmek şartıyla ses ve video kayıtlarının davalarda delil olarak kullanılabilmeleri mümkündür.

Mal Paylaşımı

Mal paylaşımı, tarafların evliliklerinin başlangıcına, evlilik içinde edinilen malvarlıklarının bedelinin nasıl ödendiğine göre özel hesaplama yöntemleriyle yapılmaktadır. Eşlerin %50 şeklindeki standart hakları, malvarlığının bedelinin ödenme şekline bağlı olarak değişebilmektedir.

Boşanma Davasında Avukat Ücreti

Avukatlık ücretleri, davanın görüleceği yere, tarafların çekişme durumlarına, ekonomik ve sosyal durumlarına göre değişkenlik göstermektedir. Davanın açılacağı yerde ki barolar her yıl ortalama ücretleri belirlemekte ve bunları yayınlamaktadır.

Anlaşmalı ya da Çekişmeli Boşanma Davası

Öncelikle bu eşlerin durumuna bağlı. Eşlerin kaç yıldır evli olduğu, yaşları, ne iş yaptıkları, mal varlıklarının olup olmadığı, mal varlıklarının ne kadarını evlilik öncesinden ya da miras-bağışlama yoluyla edindikleri, müşterek çocukların olup olmadığı, bunların yaşları, aylık masrafları ve bunlar gibi durumları değerlendirerek anlaşmalı ya da çekişmeli davayı tavsiye ediyoruz.

Karşı taraf boşanmak istemese de boşanabilir miyim?

“Karşı tarafın  istememesi halinde boşanılamayacağı” fikri de eski Kanun döneminden kalma bir bilgi. Yeni Medeni Kanunumuza göre böyle bir durumda boşanmanın gerçekleşmemesi gibi bir durum söz konusu değil. Yine bu durum davayı da uzatmaz. Tabii kusur durumlarını ayrıca incelemek gerekir.

Hakimin açılan davayı reddetme durumu

Genellikle “karakterimiz uyuşmuyor” “geçinemiyoruz” “uzun süredir zaten ayrı yaşıyoruz” şeklinde durumlarını izah etmeye çalışan insanlar, bunların yeterli olmadığını söylediğimizde şaşkınlığa uğruyor.

Evet, maalesef, Türk Hukuku’nda geçerli ve yeterli bir sebep olmaksızın boşanmak sadece anlaşmalı davalarda söz konusu olabiliyor, diğer davalarda (çekişmeli) boşanmada sebebinizi ortaya koymalı ve bunu ispat etmelisiniz.

Kanun, bir kaç nedeni özel olarak saymış ve bunu düzenlemiştir. Aşağıdaki sebeplerden biri evliliğinizde mevcut ise çekişmeli dava açabilirsiniz:

Zina, eşin hayatına kastetmek, eşe kötü muamelede bulunmak, eşin onurunu kırıcı davranışlarda bulunmak, küçük düşürücü, yüz kızartıcı suç işlemek, haysiyetsiz, ahlâka aykırı hayat sürmek, evi- eşi terketmek, akıl hastalığına yakalanmak, evlilik birliğini temelinden sarsacak davranışlarda bulunmak.

Üç yıl ayrı yaşanırsa “hakimin otomatik boşaması”

Halk arasında en çok konuşulan ve yanlış bilinen konulardan biri de bu. Kanunumuzda böyle ayrı yaşama nedeniyle otomatik bir sona erme söz konusu değil. Ama şu olabilir: Taraflardan birisi dava açmıştır, bu davada yukarıda bahsettiğim  sebebinin varlığını, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ispat edememiştir ve bu nedenle davası reddedilmiştir.Bu ret kararından 3 yıl sonra ikinci bir dava açma hakları vardır. Yani otomatik bir boşanma olmaz, yine dava açmaları gerekir.

Karaçanta Avukatlık ve Hukuk Bürosu

Boşanma ve aile hukuku, ağırlıklı olarak çalışma alanlarımız arasındadır. İzmir’de boşanma davalarına baktığımız ve edindiğimiz tecrübeyi güncel hukuki mevzuatla birleştirerek boşanma öncesinde statünüzün / haklarınızın belirlenmesi ile boşanma davası sırasında en iyi şekilde temsil edilmeniz hususunda gerekli hukuki desteği vermekteyiz. izmir boşanma avukatı arayışınızda, boşanma ve aile hukuku ile ilgili olarak, internet sitemiz ve avukat@karacanta.av.tr e-posta adreslerimiz üzerinden avukatlarımıza soru yöneltebilir, süreci, hukuki statünüz, haklarınız ile boşanma davası ücret ve masrafları konusunda ücretsiz ön bilgi alabilirsiniz. “boşanma” konusunda hukuki destek almak ve avukat arayışlarınızda bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Aile Hukuku

Boşanma Davasında Şahit Sayısı

Boşanma Davasında Kaç Şahit (Tanık) Gereklidir?

Boşanma davalarında şahitlerin yani tanıkların büyük önemi bulunmaktadır. “Çekişmeli boşanma davasında en az kaç şahit gerekir?”, “Boşanma davasında mahkeme kaç tane şahiti dinler?”, “Boşanma davasında şahit sayısı nedir?”

Boşanma Davasında Şahit (Tanık) Sayısı

Medeni Kanun’da boşanma davaları için belirli bir sayıda şahit bildirme zorunluluğu bulunmamaktadır. Önemli olan şahit sayısının çok olması aksine şahitlerin görgü tanığı olması önem taşımaktadır. Yani duyuma dayalı 5 şahit yerine 1 şahitin görgüye dayalı olması daha önem taşımaktadır.

Boşanma davasında şahit sayısı çok önemli olmayıp şahitlerin nitelikli yani hakimi etkileyebilecek derecede tanıklık yapabilmesi önem taşımaktadır. Şahitin kan hısımlığı yok ve görgü tanığı niteliğinde olması durumu hakim nezdinde etkili olacaktır.

İzmir boşanma avukatı arayışınızda bizimle iletişime geçmek için tıklayınız. Aile Hukuku alanında yaptığımız çalışmaları incelemek için tıklayınız.

Karaçanta Avukatlık ve Hukuk Bürosu

Boşanma ve aile hukuku, ağırlıklı olarak çalışma alanlarımız arasındadır. İzmir’de boşanma davalarına baktığımız ve edindiğimiz tecrübeyi güncel hukuki mevzuatla birleştirerek boşanma öncesinde statünüzün / haklarınızın belirlenmesi ile boşanma davası sırasında en iyi şekilde temsil edilmeniz hususunda gerekli hukuki desteği vermektedir. izmir boşanma avukatı arayışınızda, boşanma ve aile hukuku ile ilgili olarak, internet sitemiz ve av.aycan.karacanta@gmail.com e-posta adreslerimiz üzerinden avukatlarımıza soru yöneltebilir, boşanma süreci, hukuki statünüz, haklarınız ile boşanma davası ücret ve masrafları konusunda ücretsiz ön bilgi alabilirsiniz. “Boşanma Davasında Şahit Sayısı” konusunda hukuki destek almak ve avukat arayışlarınızda bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Aile Hukuku

Boşanma Düğün Takıları – Ziynet Eşyaları

Ziynet Eşyası Nedir?

Ziynet eşyaları denince genellikle kadına düğün anında takılan takılar gelmekle birlikte kocanın değerli hediyeleri de ziynet eşyası olarak değerlendirilmektedir.

Aile hukukunun konuları arasına giren eşya davalarından olan ziynet eşyası davası; kadın eş tarafından kocaya ya da ziynet eşyasını elinde bulunduran birlikte yaşanılan 3. kişilere karşı açılabilmektedir.

Ziynet eşyaları kadının kişisel malı sayılır.

Kadının rızası olmaksızın ziynet eşyalarını bozduran koca eşin talebi üzerine ziynet eşyalarının bedelini iade etmekle yükümlüdür.

Yargıtay Kararı

Yargıtay’ın istikrarlı kararları da bu yöndedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 01.10.2014 tarihli ve 2014/8085 Esas, 2014/19072 Karar sayılı kararında bu husus vurgulanmıştır.

“…Evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun ona bağışlanmış sayılır ve artık onun kişisel malı niteliğini kazanır. Bu durumda ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere kocaya verildiğinin, kadının isteği ve onayı ile bozdurulup harcandığının kanıtlanması halinde koca almış olduğu ziynet eşyalarını iadeden kurtulur. Bozdurulan ziynet eşyalarının rıza ile ve iade şartı olmaksızın verildiğini koca ispatlamak zorunda olup, koca bu durumu ispat edemediğinden, bozdurulan ziynet eşyalarını davacı ( kadın )’a iade ile mükelleftir…”

Düğünde takılan altın ve paralar bağış niteliğindedir ve kadının mülkiyetine geçmiş olduğu kabul edilir. Yani kendisine takıldığı andan itibaren takılar artık kadının malıdır.

Kadına ait ziynet eşyaları konusunda iki tür istisna getirilmiştir.

  • Kanuna göre, kadın rıza verirse bir daha hiç iadesi istenmeyecek şekilde düğündeki ziynet eşyaları kocaya verilebilir.
  • Bir diğer istisna ise kadının rızası ve onayı ile ziynet eşyalarının bozdurulup evin veya kurulan yeni yaşamın müşterek ihtiyaçları için harcanmasıdır. Şayet koca müşterek evin tadilat masrafları, düğün veya beyaz eşya masraflarına harcama yaptığını ispatlarsa, ziynet eşyalarını iade etmek zorunda değildir.

Düğün takıları ve ziynet eşyalarının iade edilmesi için yollar

Boşanmak isteyen kadın boşanma davasında ziynet eşyası talebi dilekçesi ile mahkemeye başvurabileceği gibi ayrı dava açarak da ziynet eşyası davası açabilecektir.

Düğün takılarının ve eş tarafından hediye edilen takıların geri verilmesi amacıyla açılan davada zamanaşımı

  • Birincisi ziynet eşyaları davalının elinde bulunuyor ve bu eşyanın iadesi talep ediliyor ise; bu dava istihkak davası olduğundan dava açmak zamanaşımı süresine tabi tutulmamaktadır.
  • Düğün takıları dava açıldığı sırada davalıda mevcut değilse takıların bedelinin istenmesi için dava açmak gerekmektedir. Bu durumda dava, takıların iadesi aynen mümkün olmadığından; borçlar hukukunun alanına girecek dava zamanaşımı boşanma davasının kesinleşmesinden itibaren 10 yıl olarak belirlenecektir.

Yargıtay ziynet eşyalarının, normal koşullarda ve hayatın olağan akışına göre; kadın üzerinde bulunan, saklanabilen ve götürülebilir nitelikte eşyalar olduğunu kabul etmektedir. Bunun sonucu olarak ziynet isteyen kadının, ziynetlerin kocada kaldığını veya götürülmesine engel olunduğunu ispat etmesi gerekmektedir.

Koca tarafından ziynetlerin varlığının kabul edilmesi halinde ise ispat yükü yer değiştirecektir. Ziynetlerin düğün masrafları, balayı masrafları ve ev eşyası alımında bozdurulması veya evlilik içerisinde bozdurularak harcanması halinde ise kadının isteği ve onayı ile iade edilmemek üzere bozdurulup ihtiyaçlar için harcandığının koca tarafından kanıtlaması gerekir.

Evi terk eden kadın ziynet eşyaları

Evi terk eden veya kendi isteği ile evden ayrılan kadının ziynetleri de yanında götüreceğini varsayan Yargıtay, şiddete uğramak suretiyle, dövülerek, zorla evden atılan, benzer sebeplerle evi terk etmek zorunda kalan kadının ise ziynetleri yanında götüremeyeceğini bu halde ziynetlerin kadında olduğunu kocanın ispatlaması gerektiğini belirtmektedir.

Boşanma ve Aile Hukuku

Boşanma ve aile hukuku, ağırlıklı olarak çalışma alanlarımız arasındadır. İzmir’de boşanma davalarına baktığımız ve edindiğimiz tecrübeyi güncel hukuki mevzuatla birleştirerek boşanma öncesinde statünüzün / haklarınızın belirlenmesi ile boşanma davası sırasında en iyi şekilde temsil edilmeniz hususunda gerekli hukuki desteği vermektedir. izmir boşanma avukatı arayışınızda, boşanma ve aile hukuku ile ilgili olarak, internet sitemiz ve av.aycan.karacanta@gmail.com e-posta adreslerimiz üzerinden avukatlarımıza soru yöneltebilir, boşanma süreci, hukuki statünüz, haklarınız ile boşanma davası ücret ve masrafları konusunda ücretsiz ön bilgi alabilirsiniz. “Eşime dava açmak istiyorum” konusunda hukuki destek almak ve avukat arayışlarınızda bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Aile Hukuku

Boşanma Davası – İzmir Boşanma Avukatı

Boşanma davası avukatı (aile hukuku avukatı), anlaşmalı boşanma davası, çekişmeli boşanma davası, boşanma sonrası mal paylaşımı, nafaka davası, velayet davası ve velayetin değiştirilmesi, iddet süresi ve iddetin kaldırılması gibi aile hukuku alanına giren konularda uzmanlığı ve tecrübesi bulunan avukattır. İzmir boşanma avukatı.

Boşanma davası için avukat gerekli midir?

Hukukumuzda boşanma davalarında, avukatla temsil zorunluluğu bulunmamaktadır. Dilerseniz boşanma davalarını avukat görevlendirmeden kendiniz de takip edebilirsiniz.  Ancak boşanma öncesinde uzman bir avukat yardımı alınması, ilerde doğabilecek hak kayıplarının önüne geçilebilmesi ve kişinin manevi olarak oldukça hassas olduğu dönemde, bir de maddi kayıp yaşamaması bakımından da önemlidir. Her ne kadar hukukumuz da boşanma davalarında avukatla temsil zorunluluğu bulunmasa da , duygusal olarak zor ve yoğun bir süreçten geçilirken hukuki açıdan hakların uygun şekilde saptanması ve hak kayıplarına neden olunmaması bakımından bir izmir boşanma avukatı yardımı almanız ve avukatınızla içinde bulunduğunuz süreci her yönüyle ayrıntılı olarak değerlendirmeniz lehinize olacaktır.

Boşanma Süreci

Kaldı ki, boşanma sürecinin mümkün olduğunca hızlı ve sorunsuz geçirilmesi bakımından bir boşanma avukatı ile birlikte hareket edilmesi önemlidir. Boşanma davalarına gerekli önemin verilmemesi, sürecin basit olarak algılanması, uzman olmayan kimselerden edinilen bilgiler ve internetten bulunan son derece hatalı, eksiklikler içeren protokollerle bu sürecin tamamlanmaya çalışılması sonradan tamiri mümkün olmayan hak kayıplarına yol açmaktadır. Usul kurallarının önemi, tedbir taleplerinin yerinde ve zamanında uygulanmaması, dilekçede bulunmaması gereken ifadelerin yer alması, kesin sürelerin kaçırılması vs. bu durumlara örnek verilebilir. Dolayısıyla son derece teknik bilgi ve uzmanlık gerektiren boşanma sürecinde bir avukattan destek alınması önemlidir.

En hızlı boşanma yolu

En hızlı boşanma yolu tarafların boşanma ve boşanmanın sonuçları konusunda tam olarak uzlaştıkları anlaşmalı boşanma davalarıdır. Anlaşmalı olarak boşanabilmek için taraflar arasındaki evliliğin en az 1 yıl sürmüş olması gereklidir. Evliliğin en az 1 yıl sürmesi durumunda anlaşmalı boşanma davası açılarak çekişmeli boşanma davasına göre çok hızlı bir şekilde boşanma gerçekleşmekte hatta tek celsede sonuçlanabilmektedir. Ancak İzmir, İstanbul, Ankara gibi büyükşehirlerde duruşma yoğunluğu nedeniyle ilk duruşma günleri 3-4 ay sonrasına verilebilmektedir.

Her şey zamanında sonuçlansa ve ilk celsede karar alınsa bile gerekçeli kararın yazılması, taraflara tebliği, temyiz süresinin geçmesi gibi işlemler nedeniyle boşanma davaları 5-6 ay sürebilmektedir. O nedenle boşanmanın hızlı şekilde gerçekleştirilmesi için en iyi yol uzman bir izmir boşanma avukatı ile hareket edilmesi olacaktır. Boşanma avukatı yardımıyla işlemler çok daha kısa sürede sorunsuz olarak tamamlanacaktır.

İyi boşanma avukatı arıyorum diyorsanız

İzmir Boşanma Avukatı Tavsiye ? Boşanma aşamasına gelen çiftlerin her şeyden önce akıllarına gelen sorulardan biri de, bu hassas süreçte avukatlarını en doğru şekilde nasıl  belirleyecekleri hususudur. İlgili mevzuata hakim olma, güncel içtihatları yakından takip etme ve boşanma sürecini iyi şekilde yönetebilme, boşanma ve aile hukuku ile ilgili davaları takip eden bir avukattan beklenen özelliklerdir. Bunun yanı sıra uzun yıllar boşanma ve aile hukuku alanında edinilen tecrübe, şüphesiz ki bu süreci yönetmede fayda ve kolaylık sağlayacaktır. Ancak avukat seçiminde tavsiyeden ziyade en sağlıklı yol öncelikle söz konusu avukatla mümkünse yüz yüze, değilse telefon ile birebir ön görüşme sağlamak ve bu görüşme doğrultusunda bir seçim yapmaktır.

Kişiye özel dava

Boşanma hukuki olduğu kadar, psikolojik ve sosyal bir süreçtir. İyi bir boşanma avukatı, içinde bulunduğunuz süreci hukuki olarak değerlendirirken karşılaşacağınız psikolojik ve sosyal zorlukları da dikkate alabilmelidir. Boşanma davaları diğer davalardan farklı olarak, bireylerin özel yaşamlarını doğrudan etkileyen, kişiye özel davalar olup her somut olayda farklı hukuki kuralların uygulanmasını, farklı çıkarların farklı yasa maddeleriyle korunmasını gerektirir ve bu arada da belirli sürelere ve usul kurallarına uyulması esastır. Bu nedenle en iyi boşanma avukatı, müvekkili ile samimi ilişki kurabilen müvekkilin ihtiyacı olduğu anda kendisine ulaşabildiği avukattır. Davalarda başarılı olunması izmir boşanma avukatı – müvekkil ilişkisinin en iyi şekilde kurulmasına, karşılıklı güvene ve samimi olarak her detayın belirtilerek değerlendirilmeye alınmasına bağlıdır.

Boşanma davasını önce kim açar?

Bir boşanma davasında kendisine karşı dava açılan davalı eş, eşit kusurlu da olsa, boşanma gerçekleşirse mahkeme masrafı  ve mahkemece belirlenen avukatlık ücretini ödemek zorunda kalacaktır. Bu nedenle boşanma davasını önce açmak önem taşır. Yine davanın görüleceği yetkili mahkeme de boşanma davasını açan tarafa göre değişiklik gösterebilmektedir. Örneğin eşlerden biri İzmir’de, diğeri İstanbul’daysa ve İzmir’de yaşayan eş boşanma davasını ilk önce açtıysa, dava İzmir’de görülecektir. Bu nedenle boşanma davasını ilk önce açmak önemlidir. İzmir boşanma avukatı iletişim için tıklayınız.

Boşanma Davası Türleri

Uygulamada iki tür boşanma davası açılabilmektedir:

1- Anlaşmalı Boşanma Davası

Eğer eşinizle boşanma, velayet ve boşanmanın mali sonuçları (nafaka, tazminat, mal paylaşımı) gibi hususlarda uzlaşma sağladıysanız usulüne uygun bir protokolle anlaşmalı boşanma davası açılabilmesi mümkündür. Anlaşmalı boşanma davası, çekişmeli boşanma davasına göre çok daha hızlı sonuçlanan ve daha az masraf gerektiren bir boşanma davasıdır.

2- Çekişmeli Boşanma Davası:

Eşler arasında yukarıdaki hususlardan en az birinde dahi uzlaşma sağlanamayan durumlarda çekişmeli boşanma davası açılması gerekmektedir. Çekişmeli boşanma davalarında, haklılığın ortaya konması, lehinize olan tüm durumların avukatınıza anlatılması, herhangi bir ayrıntının atlanmaması, tanık seçimi gibi hususlar en iyi sonucun alınması bakımından son derece önemlidir.

Boşanma Davası Açan Kadının / Erkeğin Hakları Nelerdir ?

  • Boşanma davası açıldıktan sonra ayrı yaşama hakkı,
  • Çocuklar için tedbir nafakası ve iştirak nafakası hakkı,
  • Eşlerin kendileri için tedbir ve yoksulluk nafakası hakkı,
  • Boşanma davasında tazminat hakkı,
  • Boşanma davası devam ederken geçici velayet kendisine bırakılmayan kişi için ortak çocuklarla görüşme hakkı,
  • Velayet hakkı,
  • Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunda Sayılan Haklar

Boşanma Davalarına Bakan Mahkeme

Boşanma davalarına kural olarak aile mahkemeleri tarafından bakılmaktadır . Ancak aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde, boşanma davaları asliye hukuk mahkemeleri tarafından görülür.

Boşanma Davası Masrafları

Boşanma davası masrafları, boşanma davasının  anlaşmalı olup olmaması, tarafların aynı şehirde yaşayıp yaşamamaları, taraflardan birinin yurtdışında bulunması, davada dinletilecek tanık sayısı, davadaki taleplerin türü, davada ileri sürülen sebeplerin bilirkişi incelemesini gerektirip gerektirmemesi gibi birçok unsura göre değişkenlik göstermektedir. Bu nedenle masraf ve ücretler konusunda sağlıklı bir bilgi verilebilmesi için somut olayın şartlarının bilinmesi ve buna göre değerlendirme yapılması gereklidir.

Anlaşmalı boşanma davalarında, boşanma davası ücret ve masraflar

Anlaşmalı boşanma davalarında, boşanma davası ücret ve masraflar, tarafların uzlaşması doğrultusunda davayı açan taraf / karşı taraf ya da her iki tarafça ortak olarak ödenebilmektedir. Boşanma davası ve masrafları konusunda ön bilgi almak için ücretsiz olarak bize başvurabilirsiniz.  Avukatımız izmir boşanma avukatı arayışınızda, şartlarınızı ve taleplerinizi dinledikten sonra en uygun ücretlendirmeyle, sorunun çözümü  konusunda  gerekli hukuki desteği vereceklerdir.

Boşanma Sebepleri

Türk Medeni Kanununda boşanma sebepleri sayılmış olup, özel haller olarak;

 I. Zina

TMK Madde 161 –  “Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her halde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.”

II. Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış

TMK md.162 – “Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her halde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.”

III. Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme

TMK md.163 –“Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.”

IV. Terk

TMK md.164 – “Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hakim (Eklenmiş ibare –Yür. Tar. 01.10.2011) veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.

Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hakim (Eklenmiş ibare –Yür. Tar. 01.10.2011) veya noter, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi halinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilan yoluyla yapılır. Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz.”

V. Akıl hastalığı

TMK md.165 – “ Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hale gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir.” Akıl hastalığı sebebiyle boşanma davası ancak akıl hastası olmayan eş tarafından açılabilir. Akıl hastalığının eylemleri iradi olmadığından akıl hastaları aleyhine diğer boşanma sebeplerine dayalı olarak boşanma davası açılamaz., şeklinde sayılmış;  TMK md 166 / f.1-2 de genel boşanma sebebi olarak “evlilik birliğinin temelden sarsılması” TMK md.166/ f.3 de, “anlaşmalı boşanma” TMK md.166/ f.4 de de “ 3 yıllık fiili ayrılık nedeniyle boşanma” düzenlenmiştir.

Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Açılan Çekişmeli Boşanma Davası

TMK md.166 / 1-2 gereği açılan bir boşanma davasında da, davalının eylemlerinin iradi olmadığı şüphesi ortaya çıkarsa hakim bu durumu araştırmakla yükümlüdür. Davalının hareketlerinin iradi olmadığı anlaşılırsa, TMK md 166 /1-2 dayanılarak boşanma kararı verilemez. Akıl hastası aleyhine açılacak boşanma davasının varsa vasisine karşı açılması, vasi yoksa bir vasi tayin edilmesi ve davanın vasiye yöneltilerek davaya devam olunması gerekir. TMK md.166 / 1-2 gereği genel boşanma sebebi olarak “evlilik birliğinin temelden sarsılması” hali, TMK Madde 166 /1-2 – “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.” Evlilik birliği evlenme akdinin yapılması anıyla oluşmaktadır. Bu sebeple taraflar arasında, nikah yapılmasına rağmen ortak hayat kurulmadığı hallerde de TMK md.166 / 1-2 gereği boşanma talep edilebilecektir.

TMK md.166 /1-2

TMK md.166 /1-2 gereği açılan bir boşanma davasında, boşanmaya sebep gösterilen olayların af edilmemiş veya hoşgörü ile karşılanmamış olması gerekir. Tarafların önceden hoşgörü ile karşıladıkları olaylar boşanma sebebi sayılamamaktadır. Davacı aynı olaya dayalı olarak açtığı boşanma davasından feragat etmiş ise, aynı olaya dayanarak yeniden boşanma davası açılamaz. Taraflar, boşanma davası açıldıktan sonra olan olaylara dayanamazlar. Her dava açıldığı tarihteki koşullara tabidir. TMK da ortak hayatı çekilmez hale getiren, evlilik birliğini temelden sarsan olaylar tek tek sayılmamış olup, her olay özelliğine göre hakim tarafından değerlendirilecektir.

TMK Madde 167 gereği “ Boşanma davası açmaya hakkı olan eş, dilerse boşanma, dilerse ayrılık isteyebilir.” Boşanma davası, olayın özelliğine göre özel haller sebebiyle açılabileceği gibi, TMK md.166/ 1-2 uyarınca da boşanma talep edilebilecektir. Açılmış bir boşanma davasının ( akıl hastalığı sebebi hariç), TMK md.166/ f.3 de belirtilen şartlar mevcut ise, yargılama sırasında tarafların anlaşmaları ile sonuçlandırılması da mümkündür.

Yargıtay’a göre çekişmeli boşanma

Yargıtay’a göre çekişmeli boşanma davalarında evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenleri olarak sadakatsizlik, kocanın, karısını herkesin önünde utandırıcı sözlerle aşağılaması, eşin yıkanmaktan kaçınması, aile sırlarını açıklamak, eşi, hasta yatağında bırakıp gitmek, aşırı kıskançlık, kadının, kocasının iznini almadan yurt dışına gitmesi, kadının, kaynanası ile birlikte oturması, kadının, çocuklarının temizliğine bakmaması, kocanın, başka bir kadınla yaşaması, kocanın, karısına, kendisine mal vermesi için baskı yapması, taraflardan birinin, diğeri aleyhine ceza davasında hakaret, sövme, dolandırıcılık olaylarından ötürü davacı olması, üvey eşin, çocuğa kötü davranması, eşlerden birinin alkole veya kumara düşkün olması, cinsel iktidarsızlık gibi örnekler verilebilmektedir.

Anlaşmalı Boşanma Davası

TMK md.166/ f.3 gereği “Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için, hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hakim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü halinde boşanmaya hükmolunur. Bu halde tarafların ikrarlarının hakimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.”

Anlaşmalı Boşanma kararı verilebilmesi için,

  • Evliliğin, resmi nikah tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar en az bir yıl sürmüş olması (ortak hayatın kurulmuş olması şartı yoktur),
  • Boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi hakimin uygun bulması,
  • Hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi, gereklidir.

Boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu” kapsamında; taraflarca üzerinde anlaşma yapılması gereken hususlar; boşanma sebebiyle maddi ve manevi tazminat, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, velayet ve çocuklarla kişisel ilişkidir. Mali hususlarda, özellikle boşanma sebebiyle maddi ve manevi tazminat hususunda anlaşma belirli bir miktar ödenmesi, taşınmaz devri, hisse devri vs hususlarını içerebileceği gibi sadece feragat beyanlarını ( yine yoksulluk nafakası hususunda da) da içerebilecektir.

Anlaşmalı boşanmada çocuklar

Anlaşmalı boşanmada çocuklar için iştirak nafakasından vazgeçilmiş olmasının hukuki bir sonucu olmayıp, boşanmadan sonra velayeten iştirak nafakası davası açılabilmektedir. Anlaşmalı boşanmada eşlerin çocukların velayeti ve çocuklarla kişisel ilişkinin ne şekilde olacağı konusunda da anlaşmış olmaları gerekmektedir. Ancak kişisel ilişkinin velayet hakkını kullanmaya engel olmayacak şekilde düzenlenmiş olması gerekir.

Hakimin taraflar arasındaki düzenlemeyi uygun bulması gerekmektedir. Anlaşmalı boşanma için, tarafların mal rejiminin tasfiyesi ve alacaklar hususunda anlaşmış olması zorunluluğu yoktur, ancak anlaşmaya bu hususa dair düzenleme de konulabilir. Eşler TMK md.166/ 4 de belirtilen konulardan birisinde dahi anlaşamamış olsalar anlaşmalı boşanmaya karar verilemeyecektir, bu durumda davaya TMK md166/1-2 gereği devam edilecektir. Eşler TMK md.166/ 4 gereği açılan bir davada, eşlerden her biri yargılamanın her aşamasında, anlaşmalı boşanma davasından feragat edebilir.

3 yıllık fiili ayrılık nedeniyle boşanma

TMK md.166/ f.4 gereği “Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.” Fiili ayrılık nedeniyle boşanma kararı verilebilmesi için;

  • Herhangi bir sebebe dayanılarak açılmış ve reddedilip kesinleşmiş bir boşanma davası olması,
  • Ret kararının kesinleşmesi tarihinden itibaren dava tarihine kadar 3 yıl geçmiş olması,

Bu üç yıl içerisinde müşterek hayat kurulamamış olmalıdır. Yargıtay kararları gereği, ret ile sonuçlanan davanın hangi sebepten açıldığı önemli olmayıp, davanın ret ile sonuçlanmış olması ve ret kararının kesinleşmesinden itibaren dava tarihine kadar 3 yıllık fiili ayrılığın bulunması yeterlidir. Önceki davanın reddedilmiş olması gereklidir, davanın açılmamış sayılmasına dair kararlar, yetkisizlik, görevsizlik kararları, evliliğin feshi ve butlanı davaları TMK md.166/4 anlamında açılıp reddedilen dava mahiyetinde sayılmamaktadır.

Daha önce açılıp retle sonuçlanan dava

Daha önce açılıp retle sonuçlanan davadan sonra aynı veya başka bir sebeple dava açılması, TMK md.166/4 uygulanmasında ilk davanın esas alınmasına engel değildir. Yargıtaya göre, ilk davanın reddedilmiş olması yeteli olup, ret gerekçesi ve nedenleri (davanın feragat sebebiyle reddi gibi) önem taşımamaktadır. Üç yıllık süre hak doğurucu süre olup, dava koşuludur (dava hakkı 3 yıllık sürenin tamamlanmasından sonra başlar) ve hakim tarafından resen dikkate alınacaktır. Üç yıllık süre kesintisiz olmalıdır. Boşanma kararının reddi kararından sonra ortak yaşam bir defa kurulmuş ise, tekrar ayrılıp 3 yıl geçtikten sonra TMK md.166/4 gereği dava açılamaz. Taraflar açısından reddedilen davanın davacısı veya davalısı olmanın önemi yoktur. İlk davanın davalısı da bu davaya dayanarak TMK md.166/4 gereği boşanma davası açabilir.

Boşanma ve aile hukuku

Boşanma ve aile hukuku, ağırlıklı olarak çalışma alanlarımız arasındadır. İzmir’de boşanma davalarına baktığımız ve edindiğimiz tecrübeyi güncel hukuki mevzuatla birleştirerek boşanma öncesinde statünüzün / haklarınızın belirlenmesi ile boşanma davası sırasında en iyi şekilde temsil edilmeniz hususunda gerekli hukuki desteği vermektedir. izmir boşanma avukatı arayışınızda, boşanma ve aile hukuku ile ilgili olarak, internet sitemiz ve av.aycan.karacanta@gmail.com e-posta adreslerimiz üzerinden avukatlarımıza soru yöneltebilir, boşanma süreci, hukuki statünüz, haklarınız ile boşanma davası ücret ve masrafları konusunda ücretsiz ön bilgi alabilirsiniz.