Kategori: izmir avukat

Miras Hukuku

Miras Davası ve Miras Hukuku – İzmir Miras Avukatı

Yasal miras paylaşımı nasıl yapılır?

Yasal miras paylaşımı miras bırakanın bir vasiyetname bırakıp bırakmamasına göre değişiklik göstermektedir. Ölümünden önce yasal şartlara uygun bir vasiyetname bırakan şahsın malvarlığı saklı paylara riayet etmek kaydıyla vasiyetnamesinde belirttiği şekilde paylaştırılır. Ancak ölmeden önce vasiyetname düzenlemeyen bir kişinin mirası eşinin hayatta olup olmamasına göre farklı şekilde paylaştırılmasını sağlayacaktır. Miras bırakanın eşi hayatta ise ve alt soy yani vefat edenin çocukları ile birlikte mirasçı olursa mirasın 1 / 4 sağ kalan eşe ait olacak ve kalan 3 / 4 çocuklar arasında eşit olarak paylaştırılacaktır. Sağ kalan eş miras bırakanın annesi ve babası ile birlikte mirasçı olursa mirasın yarısı sağ kalan eşinin kalan yarısı da miras bırakanın annesi ve babası arasında eşit olarak paylaştırılacaktır. Sağ kalan eş miras bırakanın büyükannesi ve büyükbabası ile birlikte mirasçı olursa mirasın 3/4’ü sağ kalan eşe verilir ve kalan 1/4 te miras bırakanın büyük anne ve büyük babaları arasında eşit olarak paylaştırılır.  Eğer miras bırakanın eşi hayatta değil ise miras alt soy varsa alt soy arasında alt soy yoksa üst soy arasında eşit olarak paylaştırılır. izmir miras avukatı arayışlarınızda bizimle iletişime geçmek için tıklayınız.

Vasiyetname yoksa mal paylaşımı nasıl yapılır?

Miras bırakanın vasiyetname bırakmaması halinde mirasçılar için miras paylaşımı eşin hayatta olup olmamasına göre değişiklik göstermektedir. Ancak bunun da öncesinde miras bırakanın ölüme bağlı sözleşme akdedip akdetmediği araştırılır. Eğer ortada atanmış bir mirasçı yok ise miras paylaşımına geçilebilir. Burada sağ kalan eş ile alt soy birlikte mirasçılar ise mirasın dörtte birini sağ kalan eş kalan payı ise alt soy yanı çocuk ve torunlar aralarında eşit olarak paylaşırlar. Sağ kalan eş müteveffanın anne ve babası ile birlikte mirasçı olursa bu defa mirasın 1/2’si eşin kalan 1/2’si de anne baba ve onların alt soyu arasında eşit olarak paylaştırılır. Sağ kalan eş büyük anne ve büyük baba zümresi ile mirasçı olarsa bu defa mirasın 3/4 ünü alır. Kalan payda bu zümre arasında eşit olarak paylaştırılır.

Mirastan kimler pay alabilir?

Türk Hukuk sistemi içerisinde mirastan pay alacak kişiler belirlenirken zümre sistemi esas alınmıştır. Bu zümre sistemi içerisinde 3. Zümreye kadar olan akrabalar miras bırakanın mirasından pay alabilirler.  Bu zümre sistemi içerisinde 1. Zümre miras bırakanın alt soyudur. Yani miras bırakanın çocukları ile torunları 1. Zümreyi oluşturur. Miras bırakanın annesi-babası ve kardeşleri ile yeğenleri 2. Zümreyi oluşturmaktadır. 3. Zümre ise miras bırakanın büyükanneleri büyükbabaları amca, dayı, hala ve teyze gibi akrabalardan oluşur. İşte miras bırakanın mirasından bu 3 zümrede olan mirasçılar pay alabilirler. Bunun dışında kalan kimseler mirastan pay alamazlar. Bu yasal mirasçılar dışında bir de kan bağı olmayan kimseler bir vasiyetname ile mirastan pay alabilirler. Bu durumun gerçekleşmesi için miras bırakanın vasiyetname düzenlemesi şarttır. Zümreler arasında kanuni bir sıra vardır. 1. Zümreden mirasçılar hayatta ise 2. Zümreden kimse hak iddia edemez. izmir miras avukatı arayışlarınızda bizimle iletişime geçmek için tıklayınız.

Mirasta saklı pay ne demektir?

Türk Hukuku miras bırakanın malvarlığı üzerinde vasiyetname veya başka bir ölüme bağlı tasarrufla istediği gibi devirler yapmasını engellemeye çalışmıştır. Miras bırakanın bir kısım mirasçılarının miras üzerinde saklı payı bulunmaktadır. Yani miras bırakan malvarlığı üzerinde saklı paylara dokunmamak kaydıyla dilediği gibi tasarrufta bulunabilir. Ancak saklı pay denilen oranları mirastan çıkarılma hariç olmak üzere başkasına devredemez. Devretmesi halinde saklı paylı mirasçılar dava açarak bu devirleri iptal ettirebilirler.

Mirasta saklı paylı mirasçı kime denir?

Saklı paylı mirasçıların kimler olduğu Türk Medeni Kanunu’nda açıkça belirtilmiştir. Buna göre miras bırakanın sağ kalan eş, çocukları, torunları ve anne ve babası saklı paylı mirasçılardır. Miras bırakanın alt soyunun saklı payı yasal miras payının yarısı, miras bırakanın anne ve babasının saklı payı yasal miras payının 1/4′ ü, sağ kalan eşin saklı payı ise anne baba veya alt soy ile birlikte mirasçı olursa yasal miras payının tamamı diğer hallerde ise yasal miras payının 3/4’üdür. Miras bırakanın kardeşlerinin miras üzerinde saklı payı 2007 yılında yapılan kanun değişikliği ile kaldırılmıştır. izmir miras avukatı arayışlarınızda bizimle iletişime geçmek için tıklayınız.

Mirasçılıktan çıkarma nasıl yapılır?

Saklı paylı mirasçıların Türk Medeni Kanunu’nda belirtilen bir takım hareketlerde bulunmaları halinde miras bırakan tarafından mirastan çıkarılabilirler. Kanuna göre saklı paylı mirasçılar miras bırakana veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlerse veya miras bırakana veya miras bırakanın aile üyelerine karşı aile hukukundan doğan ödevlerini yerine getirmez ise miras bırakan tarafından mirasçılıktan çıkarılabilir. Mirastan çıkarılan saklı paylı mirasçı mirastan pay alamayacağı gibi tenkis davası da açamaz. Mirasçılıktan çıkarılan bu saklı paylı mirasçının payı alt soyu var ise ona geçer alts oy yok ise diğer mirasçılar arasında eşit oranda paylaştırılır. Miras bırakan mirastan çıkarma sebebini açıkça belirtmelidir. Aksi halde çıkarma işlemi geçersiz olur.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi nasıl yapılır?

Miras bırakan ölmeden önce yapacağı bir sözleşme ile bir malvarlığı değerine ölünceye kadar bakması koşulu ile 3. Kişiye devredebilir. Bu 3. kişi yasal mirasçı olabileceği gibi atanmış mirasçı da olabilir. Bu sözleşme ile miras bırakan bir malvarlığı değerini bakım borçlusuna devretme bakım borçlusu ise miras bırakana ölünceye kadar bakma borcu altına girer. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi resmi şekilde düzenlenmek zorundadır. Miras bırakan 2 tanık eşliğinde noter veya sulh hukuk hakimine başvurarak sözleşmeyi düzenletebilirler. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi bu şekil şartlarına uyulmaması halinde geçersiz hale gelir.

Reddi miras nedir?

Mirasçılar kimi zaman miras bırakan ile aralarındaki kişisel husumetlerden dolayı, kimi zamanda miras bırakanın malvarlığının borca batık olmasından dolayı kalacak mirası istemeyebiliyorlar. Bu doğrultuda yasal ve atanmış mirasçılara kanun mirası reddetme hakkı tanımıştır. Mirasçılar miras bırakanın ölümü ile birlikte mirasçı olduklarını öğrendikleri tarihten itibaren 3 ay içerisinde mirası reddedebilirler. Bu red beyanı yazılı veya sözlü olarak sulh hukuk hakimine yapılmalıdır. Aksi halde geçersiz olur. Ancak eğer miras bırakanın malvarlığı borca batık ise bu defa mirasçıların irade beyanına lüzum kalmadan otomatik olarak miras reddedilmiş sayılır. Ayrıca miras en yakın mirasçıların tamamı tarafından reddedilirse sulh hukuk hakimi mirası iflas hükümlerine göre tasfiye eder. Tasfiyenin ardından bir malvarlığı değeri kalmış ise miras reddetmemiş gibi mirasçılara verilir.

Mirasçılık belgesi nedir?

Miras bırakanın ölümü ile ardında kimlerin mirasçı olduğunu gösterir belgeye mirasçılık belgesi adı verilir. Mirasçılık belgesinin diğer adı veraset ilamıdır. Mirasçılık belgesinin çıkarılması için tek bir mirasçının dahi başvurusu yeterlidir. 2011 yılından önce mirasçılık belgesi (veraset ilamı) sadece sulh hukuk mahkemeleri tarafından verilebiliyorken yapılan bir kanun değişikliği ile noterlerde artık mirasçılık belgesi düzenleyebilmektedirler. Ancak mirasçılar arasında yabancı ülkede yaşayan veya yabancı ülke vatandaşı var ise noterler mirasçılık belgesi düzenlememektedir. Mirasçılık belgesini sadece yasal mirasçılar değil atanmış mirasçılarda talep edebilirler.

Mirasın reddi, dul ve yetim maaşı almaya engel midir?

Bir şahsın kendisine kalan mirası reddetmesi miras bırakandan kendisine kalan dul veya yetim aylığını almasına engel değildir. Çünkü miras bırakanın mirası ile mirasçıların hak kazandığı dul veya yetim aylıkları farklı hukuki gerekçelere bağlanmıştır. Dul ve yetim aylıkları miras bırakanın yıllar boyu devlete yatırdığı primler neticesinde alt soyu ve eşinin üzerinde doğan bir takım haklardır. Yani bu haklar miras bırakan üzerinde doğmadan doğrudan mirasçılar üzerinde doğmaktadır. Mahiyetlerindeki farklılık nedeniyle mirası reddetmek bu maaşları almaya engel teşkil etmez.

Miras bırakanın sağlığında yaptığı paylaştırmaya karşı ne yapılabilir?

Miras bırakan sağlığında yaptığı paylaşımlar ile saklı paylı mirasçılarının haklarını azaltmış veya yok etmiş ise bu saklı paylı mirasçılar tenkis davası adı verilen bir dava açarak bu paylaşımların kendileri ile alakalı kısmını iptal ettirebilirler. Burada saklı paylı mirasçı sadece saklı payına ilişkin durumu dava edebilir. Bunun dışında kalan oranlar üzerinde eğer paylaşım hukuka uygun ise müdahale edemez. Bu davayı mirasçı zararını öğrendikten itibaren 1 yıl her halükarda 10 yıl içerisinde açmalıdır.

Hangi durumlarda mirasçılıktan çıkarma davası açılabilir?

Kanuna göre saklı paylı mirasçılar miras bırakana veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlerse veya miras bırakana veya miras bırakanın aile üyelerine karşı aile hukukundan doğan ödevlerini yerine getirmez ise miras bırakan tarafından mirasçılıktan çıkarılabilir.

Sağ kalan eşin miras hakkı nedir?

Miras bırakanın sağ kalan eşinin miras payı mirasçı olduğu zümreye göre değişiklik göstermektedir. Sağ kalan eş alt soy yani vefat edenin çocukları ile birlikte mirasçı olursa mirasın 1/4 sağ kalan eşe ait olacak ve kalan 3/4 çocuklar arasında eşit olarak paylaştırılacaktır. Sağ kalan eş miras bırakanın annesi ve babası ile birlikte mirasçı olur mirasın yarısı sağ kalan eşin kalan yarısı da miras bırakanın annesi ve babası arasında eşit olarak paylaştırılacaktır. Sağ kalan eş miras bırakanın büyükannesi ve büyükbabası ile birlikte mirasçı olursa mirasın 3 / 4 ü sağ kalan eşe verilir ve kalan 1/4 te miras bırakanın büyük anne ve büyük babaları arasında eşit olarak paylaştırılır. izmir miras hukuku avukatı için bizimle iletişime geçmek için tıklayınız.

Vasiyetname nasıl hazırlanır?

Vasiyetnameler sözlü, el yazılı ve resmi şekilde olmak üzere 3 türlü hazırlanabilir. Sözlü vasiyetname ancak olağanüstü durumlarda ve başka bir vasiyet düzenleme ihtimalinin olmadığı anlarda hazırlanabilir. Uygulamada örneği neredeyse hiç yoktur.Mirasçı deprem, sel vb. gibi ölüm tehlikesinin yüksek olduğu durumlarda yanında bulunan 2 tanığa sözlü olarak vasiyette bulunur. Daha sonra bu sözlü vasiyet tanıklar tarafından yazıya geçirilir. Tanıklar yazıya geçirdikleri bu sözlü vasiyeti sulh hukuk hakimine teslim ederler.Bu vasiyetin geçerlik şartlarından bir diğeri de tanıkların okur yazar olmasıdır.

El yazılı vasiyet miras bırakan tarafından baştan sonra kendi el yazısıyla yazılan vasiyet türüdür. Bu vasiyet türünün bir mahkemeye sunulma zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak tek şart baştan sonra el yazısı ile yazılması ve tarih atılmasıdır. Bu 2 şarttan biri dahi gerçekleşmez ise vasiyet geçersiz olur.

Resmi vasiyette kişinin okuma yazma bilip bilmemesine göre 2 şekilde yapılır. Okuma yazma bilenler tarafından hazırlanan resmi vasiyet notere veya sulh hukuk hakimliğine sunularak onaylanır. Bu onaylama işlemi tarih belirtilerek yapılmak zorundadır. Bu onayın ardından resmi vasiyet 2 tanık huzurunda tekrar okunur ve tanıkların imzası ile geçerli hale gelir. Okuma yazma bilmeyenlerin vasiyetnamesinde de miras bırakan taleplerin vasiyet memuruna bildirir. Memur bu doğrultuda bir vasiyet hazırlar ve tanıkların önünde miras bırakana okur. Miras bırakanın onaylaması ve memur ile tanıkların imzalaması ile vasiyet geçerli hale gelir.

Nikahsız eş ve evlilik dışı çocuk mirastan pay alabilir mi?

Miras bırakanın mirasından pay alabilmek için yasal veya atanmış mirasçı olmak gerekmektedir. Yasal mirasçılar miras bırakanın çocukları, eşi, anne ve babası, kardeşleri, büyükanne ve büyükbabaları ile onların çocuklarıdır. Bunlar dışında kalan nikahsız eş eğer atanmış mirasçı değil ise yani vasiyetname ile mirastan pay sahibi olacağı istenmemiş ise miras bırakana mirasçı olamaz. Evlilik dışı çocukların mirastan pay alabilmeleri için ise baba tarafından tanınmaları gerekmektedir. Tanınan çocuklar evlilik için doğmuş gibi mirastan pay alabilirler. Eğer çocuklar miras bırakan ölmeden önce tanınmamışlar ise miras bırakanın ölümünden sonra da bu doğrultuda bir dava açarak mirastan pay alabilirler.

izmir miras avukatı arayışlarınızda bizimle iletişime geçmek için tıklayınız. izmir avukat , tüm hukuki problemlerinizde ve davalarınızda hukuki çözümlerimiz ile sizlerin yanınızdayız. izmir avukat ve hukuki danışmanlık hizmetlerimizi incelemek için tıklayınız.

Miras Hukuku

İzale-i Şuyu – Ortaklığın Giderilmesi – Davası Nedir?

İzale-i Şuyu veya ortaklığın giderilmesi davası , paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.

Genel Olarak Mülkiyet Hakkı

Mülkiyet hakkı, kişiye, sahibi olduğu eşya üzerinde ‘’kullanma- yararlanma- tasarruf’’ yetkileri veren en geniş malvarlığı hakkıdır. Bir eşya üzerinde mülkiyet, farklı şekillerde olabilir:

  • Elbirliği Mülkiyeti: Her bir hak sahibine ortak denir. Ortakların belirli payları yoktur. Her bir ortak, malın tamamında hak sahibidir.
  • Paylı Mülkiyet: Her bir hak sahibine paydaş denir. Eşya, maddi olarak bölünmüş değildir. Her bir paydaşın eşyada, belli oranlarda payı mevcuttur.

Ortaklığın Giderilmesi Davası Kime Karşı Açılır?

Ortaklığın giderilmesi davası, menkul veya gayrimenkule ortak olan tüm paydaşlara karşı açılır. Herhangi bir paydaş taşınır veya taşınmaz maldaki ortaklığa son verilerek ortaklığın bitirilmesini talep edebilir. Paydaşlar, kendi aralarında malı nasıl pay edeceklerine dair bir anlaşma yaparak ortaklığa son verebilirler. Anlaşma yoluyla ortaklık sonlandırılamaz ise, paydaşlardan biri diğer tüm paydaşlar aleyhine izale-i şuyu davası açarak dava yoluyla ortaklığın giderilmesini isteyebilir.

Tüm paydaşların ortaklığın giderilmesi davasında yer alması zorunludur. Paydaşlardan birinin ölümü halinde mirasçılık belgesinde ismi geçen tüm mirasçıların davaya dahil edilmesi gerekir. Tüm ortaklar davaya dahil edilmeden davanın sonuçlandırılması mümkün değildir.

Ortaklığın Giderilmesi Davası Hangi Mahkemede Açılır

Ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davasında yetkili mahkeme taşınmaz malın bulunduğu yerin mahkemesidir. Görevli mahkeme ise Sulh Hukuk Mahkemesi’dir. Örneğin, taşınmaz mal Bayraklı’da bulunuyorsa ortaklığın giderilmesi davasında yetkili ve görevli mahkeme Bayraklı Sulh Hukuk Mahkemesi’dir.

Paylaşmayı İsteme Hakkı

Medeni Kanun’un 698/1.maddesinde düzenlenmiştir:

Hukuki bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir.

Elbirliği mülkiyetinde de paylaşmayı isteme hakkı ve paylaşma biçimleri, Medeni Kanun madde 701 gereği, paylı mülkiyet hükümlerine göre belirlenecektir.

Davacı: Bir paydaş/ortak veya birkaç paydaş/ortak birlikte, ortaklığın giderilmesi davası açabilir.

Davalı: Ortaklığın giderilmesi davasını;

  • Tek bir paydaş/ortak açmışsa, tek paydaş kendisi dışındaki tüm diğer paydaşları/ortakları hasım göstererek dava açmalıdır.
  • Birden fazla paydaş/ortak birlikte açmışsa, bu paydaşlar, kendileri dışındaki tüm diğer paydaşları/ortakları davada hasım göstermelidir. Paydaş veya ortaklardan biri ölmüşse, mirasçılık belgesi alınarak, mirasçılarının davaya katılımı sağlanmalıdır.

Ortaklığın Giderilmesi Davasında Mahkeme Harç ve Giderleri

Ortaklığın giderilmesi davası matbu harca tabi bir davadır. Her ne kadar davayı açan paydaş dava harcını ve mahkeme giderlerini davanın başında ödemek zorunda kalsa da davanın sonunda mahkeme giderleri ve avukatlık ücretleri payları oranında taraflara yükletilir. İzale-i şuyu davasında davanın kazananı veya kaybedeni olmaz, davanın tarafı olan herkes davadan aynı şekilde etkilenir.

Aynen Taksim Suretiyle İzale-i Şuyu (Ortaklığın Giderilmesi)

İzale-i şüyu davasının tarafları malı nasıl bölüştüreceklerine anlaşarak dava sırasında bu anlaşmayı hakime bildirebilirler. Hakim bu anlaşma doğrultusunda ortaklığın giderilmesine karar verebilir. Taraflar malın paylaşılması konusunda anlaşmazlarsa maldaki ortaklığın ya satış suretiyle ya da aynen taksim yoluyla giderilmesi gerekir.

Ortaklığın giderilmesi davasında malın aynen taksimi için taraflardan yalnızca birinin talepte bulunması yeterlidir. Taraflardan biri ortak malın aynen taksim edilerek ortaklığın giderilmesine karar verilmesini isterse, hakim öncelikle aynen taksim şartlarının bulunup bulunmadığını araştırmalıdır (MK md. 699/2).

Paydaşlığın giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ve tarım arazilerinin niteliği ile imar mevzuatına göre aynen taksimin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.

Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.

Eğer taşınmaz malda kat mülkiyeti kurmak mümkünse, hakim kat mülkiyeti kurulup kurulamayacağını çok iyi araştırmalıdır. Kat mülkiyetinin kurulması mümkün olan bir taşınmaz malda satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilemez.

Satış Suretiyle İzale-i Şuyu (Ortaklığın Giderilmesi)

Taşınmazın aynen taksimi mümkün değilse ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilir. Taşınmaz malın satışı, mahkeme vasıtasıyla değil satış memurluğu veya icra dairesi marifetiyle yapılır. Satış açık arttırma yoluyla yapılmalıdır. Ancak tüm paydaşlar bir araya gelerek satışın ortaklar arasında yapılması hususunda oybirliğiyle anlaştıkları takdirde satış yalnızca ortaklar arasında yapılır.

Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik ( %… ) oran kurulmak suretiyle belirlenir.

Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.

Ortaklığın Giderilmesi Davasında Muhdesatın Aidiyeti Konusunda Çekişme

Ortaklığın giderilmesi davasının konusu taşınmazda bulunan bina, ağaç, tesis gibi bütünleyici parçalar üzerinde mülkiyetin kime ait olduğu hususunda ortaklar arasında tartışma konusu ise, bu uyuşmazlığın ayrı bir dava açılmak suretiyle giderilmesi gerekir. Uygulamada bu davalara “muhdesatın aidiyetinin tespiti davası” denilmektedir. Bu davanın açılması halinde, izale-i şuyu davası yargılamasında, muhdesatın aidiyetinin tespiti davasının sonuçlanması beklenir. Çünkü, taşınmazda yer alan bütünleyici parçalar üzerindeki mülkiyet hakkını tespit edildikten sonra ortaklığın bütünleyici paraçalar da dahil edilerek gideirlmesi gerekir.

Dava, ortaklığın giderilmesi davasına konu taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların davacılar tarafından yapıldığının tespiti istemine ilişkindir. Taşınmaz üzerindeki muhdesatın tespiti davaları kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun sonucu olarak bu davaların uygulama alanı sınırlıdır.

Muhdesatın aidiyetinin tespiti davalarında ortaklığın giderilmesi davası mevcut ise o davanın yargılaması sırasında muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğini açıkça kabul edenler dışında kalan ve muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olan diğer tüm tapu maliklerinin veya tapu kayıt malikinin mirasçılarının, kamulaştırma sözkonusu ise kamulaştırılan taşınmaz maliklerinin ya da mirasçılarının davada taraf olarak yer almaları zorunludur (Yargıtay 8.HD-Karar : 2017/3836).

İntifa Hakkı Sahibi Açısından Sonuçları

Bir paydaş, kendisine ait pay üzerinde ‘’intifa hakkı’’ kurmuş olabilir. İntifa hakkı, hak sahibine, ‘’malın kullanılması-semerelerinden yararlanılması’’ yetkisini veren haktır. Bir paydaş, kendi payı üzerinde intifa hakkı kurduğunda, bunu diğer paydaşlara tebliğ eder. Diğer paydaşlar, bu tebliğden itibaren 3 ay içinde paylaşma isteminde bulunursa, satış yoluyla paylaşmada intifa hakkı , buna ilişkin paya düşecek bedel üzerinde devam eder.

Dikkat: Uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulamaz.

Uygun olmayan zaman, dürüstlük kuralı uyarınca, her paydaşın çıkarına göre mahkemece belirlenir. Örnek vermek gerekirse, bir taşınmazda “aile konutu şerhi” varsa, bu şerh terkin edilmedikçe ortaklığın giderilmesi istenemez. Yargıtay bir kararında ise, kira sözleşmesinin bulunmasını, ortaklığın giderilmesi davasına engel görmemiş ve bu durumu ‘’uygun olmayan zaman’’ olarak değerlendirmemiştir, zira yeni kiracı, eskiden kurulmuş ilişkinin halefi olacaktır. (Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 2015/7308 E., 2017/401 K., 19.1.2017 T.)

Yine, dava konusu taşınmazın yenileme alanında kalması, uygun olmayan zaman olarak görülmemiştir. (Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 2014/5027 E., 2014/8512 K., 25.6.2014 T.)

Ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davası, ferdi mülkiyete geçmek isteyen mülk sahibinin bu hakkını güvence altına alan, ama bu arada tüm paydaşların haklarını eşit bir şekilde koruyan bir gayrimenkul davası olarak mutlaka bir gayrimenkul avukatı tarafından takip edilmelidir.

İzmir gayrimenkul avukatı arayışlarınızda bizimle iletişime geçmek için tıklayınız.

Sözleşme Hukuku

İzmir Karşıyaka Avukat

Karşıyaka avukat mı arıyorsunuz?

Doğru adres için Karşıyaka avukat arayışınızda bizlere ulaşabilirsiniz. Karşıyaka avukat iletişim numaramızdan arayarak Karşıyaka’da aradığınız hukuki yardım için avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetimizi alabilirsiniz. Karşıyaka avukat ihtiyacınızda sizlere destek olmak için bizimle iletişim kurmanız yeterlidir. Bizler size Karşıyaka’da avukatlık bürosu arayışınızda hukuki destek olmaktayız. İzmir Avukat arayışınızda yanınızda olup sizlere hukuki destek vermek isteriz. Avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetlerimizle dava ve hukuki problemlerinizde sizlerin yanındayız.

İzmir boşanma avukatı , izmir ceza avukatı , izmir borç avukatı , izmir alacak avukatı , izmir tazminat avukatı , izmir miras avukatı , izmir işçi avukatı , izmir işveren avukatı , izmir sigorta avukatı , izmir bilişim avukatı , izmir ticaret avukatı , izmir doktor avukatı , izmir hekim avukatı , izmir emlak avukatı , izmir emlakçı avukatı , izmir icra avukatı , izmir icra-takip avukatı , izmir idari avukat , izmir iflas avukatı , izmir patent avukatı , izmir marka avukatı , izmir trafik avukatı , izmir kaza avukatı , izmir uluslararası hukuk avukatı , izmir vergi avukatı , izmir yabancılar hukuku avukatı , izmir vatandaşlık hukuku avukatı , izmir temyiz avukatı , izmir tüketici avukatı , izmir istinaf avukatı , izmir velayet avukatı , izmir vasiyet avukatı , izmir evlat edinme avukatı , izmir kat mülkiyeti avukatı , izmir kamulaştırma avukatı , izmir sağlık avukatı , izmir hasta avukatı , izmir öğrenci avukatı , izmir gayrimenkul avukatı , izmir dernek avukatı , izmir sözleşme avukatı , izmir aile avukatı , izmir şirket avukatı , izmir iyi avukat , izmir en iyi avukat , izmir başarılı avukat , izmir eşya avukatı , izmir mülkiyet avukatı , izmir kat mülkiyeti avukatı , izmir mülkiyet edinme avukatı , izmir medeni avukatı , izmir kişiler avukatı , izmir avukatlık bürosu , izmir hukuk bürosu , izmir dava avukatı , izmir avukat listesi , izmir avukat ücretleri , İzmir’in en iyi avukatı , hukuki soru sor , dava , ceza kelimelerini arama motorlarında arattığınızda sizlere yardımcı olacak tüm Avukatlık hizmetlerimiz için tıklayınız.

İzmir avukat arayışınız için bizimle iletişime geçmek için tıklayınız.

Fikir ve Sanat Eserleri Hukuku

İzmir Bayraklı Avukat

Bayraklı Avukat mı arıyorsunuz?

Doğru adres için Bayraklı avukat arayışınızda bizlere ulaşabilirsiniz. Bayraklı avukat iletişim numaramızdan arayarak Bayraklı’da aradığınız hukuki yardım için avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetimizi alabilirsiniz. Bayraklı avukat ihtiyacınızda sizlere destek olmak için bizimle iletişim kurmanız yeterlidir. Bizler size Bayraklı’da avukatlık bürosu arayışınızda hukuki destek olmaktayız. Bayraklı Avukat arayışınızda yanınızda olup sizlere hukuki destek vermek isteriz. Avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetlerimizle dava ve hukuki problemlerinizde sizlerin yanındayız.

İzmir boşanma avukatı , izmir ceza avukatı , izmir borç avukatı , izmir alacak avukatı , izmir tazminat avukatı , izmir miras avukatı , izmir işçi avukatı , izmir işveren avukatı , izmir sigorta avukatı , izmir bilişim avukatı , izmir ticaret avukatı , izmir doktor avukatı , izmir hekim avukatı , izmir emlak avukatı , izmir emlakçı avukatı , izmir icra avukatı , izmir icra-takip avukatı , izmir idari avukat , izmir iflas avukatı , izmir patent avukatı , izmir marka avukatı , izmir trafik avukatı , izmir kaza avukatı , izmir uluslararası hukuk avukatı , izmir vergi avukatı , izmir yabancılar hukuku avukatı , izmir vatandaşlık hukuku avukatı , izmir temyiz avukatı , izmir tüketici avukatı , izmir istinaf avukatı , izmir velayet avukatı , izmir vasiyet avukatı , izmir evlat edinme avukatı , izmir kat mülkiyeti avukatı , izmir kamulaştırma avukatı , izmir sağlık avukatı , izmir hasta avukatı , izmir öğrenci avukatı , izmir gayrimenkul avukatı , izmir dernek avukatı , izmir sözleşme avukatı , izmir aile avukatı , izmir şirket avukatı , izmir iyi avukat , izmir en iyi avukat , izmir başarılı avukat , izmir eşya avukatı , izmir mülkiyet avukatı , izmir kat mülkiyeti avukatı , izmir mülkiyet edinme avukatı , izmir medeni avukatı , izmir kişiler avukatı , izmir avukatlık bürosu , izmir hukuk bürosu , izmir dava avukatı , izmir avukat listesi , izmir avukat ücretleri , İzmir’in en iyi avukatı , hukuki soru sor , dava , ceza kelimelerini arama motorlarında arattığınızda sizlere yardımcı olacak tüm Avukatlık hizmetlerimiz için tıklayınız.

İzmir avukat arayışınız için bizimle iletişime geçmek için tıklayınız.

Dernekler ve Vakıflar Hukuku

Tebligat (Adliyeden Kağıt Geldi)

Adliyeden kağıt geldi!

Mahkeme, Cumhuriyet Savcılığı veya icra da­irelerinden size gelen her “kağıt” resmi bir işlem hakkında size bilgi vermek için gönde­rilmiştir. Bu kurumlar tarafından gönderilen kağıda “tebligat” adı verilir. Tebligat aldığınızda avukatlık hizmeti ve hukuki danışmalık almak için bize ulaşmak için tıklayınız.

Adliyeden yazı gelince ne yapmalıyım?

Üzerini dikkatle okursanız gereken tüm bil­gilerin yazılı olduğunu göreceksiniz. Eğer bu bilgilerin karmaşık veya anlaşılmaz olduğu düşüncesinde iseniz bir avukatın yardımını alabilirsiniz. Elinizde tebligat ile birlikte adliyeye gittiğinizde Danışma Masasındaki gö­revliler de size yardımcı olacaktır. Adliyeden gelen her yazının resmi bir iş sebebiyle gönderildiğini ve büyük ihtimalle süreli olduğu­nu unutmayınız.

Tebligat ne hakkındadır?

Tebligat size hukuki bir işin haber verilmesi için gönderilmiştir. Devlet, sizin aleyhinize veya le­hinize olabilecek bir iş hakkında sizin ifadenize veya yardımınıza ihtiyaç duyulduğunda size haber vermekte ve sizin kendi hakkınızı savun­manızı, bilgi veya gördüğünüzü anlatmanızı ya da şikâyetlerinizi dile getirmenizi beklemekte­dir. Unutmayınız ki tebligat her konuda olabilir. Tanık olarak çağrılmanız, borcunuz olduğu için aleyhinizde icra takibi başladığının bildirilmesi, dava gününün bildirilmesi gibi pek çok değişik konuda tebligat gönderilir. Hangi mahkeme veya makam tarafından ne sebeple gönderildi­ği tebligatın üzerinde yazılıdır. Lütfen dikkatle okuyunuz.

Tebligatı kim gönderdi nereden anlarım?

Tebligatın sol üst köşesinde gönderen makamın ismi yazılıdır. Örneğin; Bayraklı 2. İcra Daire­si, İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi gibi. Ayrıca hangi işe ait olduğunu belirten bir numara var­dır. Bu numaraya esas numarası denir.

Esas numarası nedir?

Mahkemeler işleri düzenli olarak yürütebil­mek için her dosyaya ayrı bir numara verir. Bu numara esas numarası olarak adlandırılır ve “E:” şeklinde kısaltılır. Esas numarasının basit bir mantığı vardır. İlk bölümü davanın açıldığı yılı ikinci bölümü ise o yıl içerisinde acılan kaçıncı dava olduğunu gösterir: “E: 2009/65” veya “E: 09/65” şeklinde yazılır. Her mahkeme ayrı numara verdiği için dos­yalar mahkeme adı ile birlikte anılır. Örneğin; İzmir Ağır Ceza Mahkemesi E:08/103.

Tebligatı ne yapayım?

Tebligatı mutlaka saklayınız. Üzerinde yazan bilgiler size gerekli olacaktır.

Tebligatı aldım, hiçbir işlem yapmasam olmaz mı?

Halk arasında “tebligatı alınca hiçbir şey yap­mazsam hukuki süreç başlamaz” şeklinde bir yanlış inanış vardır. Tebligatı alınca hiçbir şey yapmama yanlışına düşmeyiniz. Tebligat size geldiğinde hukuki bir işlem başlamıştır. Sus­mak demek, hakkınızı tehlikeye atmak de­mektir. Hukuk mahkemelerinde davaya cevap vermediğinizde aleyhinizdeki iddiaları reddet­tiğiniz varsayılır; ancak davayı takip etmedi­ğinizde mahkemeye delil göstermek ve karşı tarafın gösterdiği delillere cevap vermek başta olmak üzere, pek çok hakkınızdan vazgeçmiş olursunuz. İcra dairelerinden gelen “ödeme emri” gibi tebligatları aldıktan sonra hiçbir şey yapmamanız ise çeşitli hak kayıplarına yol aça­bilir.

Hiçbir işlem yapmasam ne olur?

Unutmayın ki, devlette işler sürüncemeye bı­rakılmaz. Her işin bir süresi vardır. Tebligatı aldığınız anda o süre işlemeye başlamıştır. İtiraz hakkınızı kaybedebilirsiniz, hak kaybı­na uğrayabilirsiniz, borç altına girebilirsiniz, borcu kabul etmiş sayılabilirsiniz, hatta bazı durumlarda polis tarafından zorla götürülebilirsiniz.

Tebligatı muhtara bırakmışlar, almasam olmaz mı?

Evde yoksanız ihbar kapıya yapıştırılıp tebligat muhtara bırakılır. Tebligat muhtara bırakıldı­ğı gün size bırakılmış sayılır. Almasanız dahi süreler işlemeye başlamıştır. Yukarıda sayılan tüm olumsuz durumlar başınıza gelebilir.

Tebligatı Eski Adresime Göndermişler, Haberim Olmadı!

Daha önce adli birimlerden tebligat aldığınız ad­resiniz değişmiş ise, yeni adresinizi bildirmek sizin sorumluluğunuzdur. Yeni adresinizi bildirmez iseniz nüfus müdürlüğünde kayıtlı olan adresi­nize tebligat yapılır. Bu nedenle mutlaka güncel adresinizi nüfus müdürlüğüne bildiriniz.

Nüfus müdürlüğünde kayıtlı adreste hiç oturmamış olsanız veya adresten ayrılmış olsanız bile, tebliğ memuru veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder. Ayrıca teslim edilen yerin adresini ihbarnameye yazarak bu ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. Kapıya yapıştırma tarihi tebliğ tarihi sayılır.

Nüfus müdürlüğüne kayıtlı adresinizin olmaması durumunda ise tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi kabul edilir. Bundan sonra eski adresinize çıkarılan tebliğler size yapılmış sayılır.

Davalarınızın kontrolü için uyap vatandaş portalını kullanabilirsiniz. Tüm hukuki sorunlarınızda profesyonel hukuki destek almanız için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Ticaret ve Şirketler Hukuku

İzmir Bostanlı Avukat

Bostanlı avukat mı arıyorsunuz?

Doğru adres için Bostanlı avukat arayışınızda bizlere ulaşabilirsiniz. Bostanlı avukat iletişim numaramızdan arayarak Bostanlı’da aradığınız hukuki yardım için avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetimizi alabilirsiniz. Bostanlı avukat ihtiyacınızda sizlere destek olmak için bizimle iletişim kurmanız yeterlidir. Bizler size Bostanlı’da avukatlık bürosu arayışınızda hukuki destek olmaktayız. İzmir Bostanlı Avukat arayışınızda yanınızda olup sizlere hukuki destek vermek isteriz. Avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetlerimizle dava ve hukuki problemlerinizde sizlerin yanındayız.

İzmir boşanma avukatı , izmir ceza avukatı , izmir borç avukatı , izmir alacak avukatı , izmir tazminat avukatı , izmir miras avukatı , izmir işçi avukatı , izmir işveren avukatı , izmir sigorta avukatı , izmir bilişim avukatı , izmir ticaret avukatı , izmir doktor avukatı , izmir hekim avukatı , izmir emlak avukatı , izmir emlakçı avukatı , izmir icra avukatı , izmir icra-takip avukatı , izmir idari avukat , izmir iflas avukatı , izmir patent avukatı , izmir marka avukatı , izmir trafik avukatı , izmir kaza avukatı , izmir uluslararası hukuk avukatı , izmir vergi avukatı , izmir yabancılar hukuku avukatı , izmir vatandaşlık hukuku avukatı , izmir temyiz avukatı , izmir tüketici avukatı , izmir istinaf avukatı , izmir velayet avukatı , izmir vasiyet avukatı , izmir evlat edinme avukatı , izmir kat mülkiyeti avukatı , izmir kamulaştırma avukatı , izmir sağlık avukatı , izmir hasta avukatı , izmir öğrenci avukatı , izmir gayrimenkul avukatı , izmir dernek avukatı , izmir sözleşme avukatı , izmir aile avukatı , izmir şirket avukatı , izmir iyi avukat , izmir en iyi avukat , izmir başarılı avukat , izmir eşya avukatı , izmir mülkiyet avukatı , izmir kat mülkiyeti avukatı , izmir mülkiyet edinme avukatı , izmir medeni avukatı , izmir kişiler avukatı , izmir avukatlık bürosu , izmir hukuk bürosu , izmir dava avukatı , izmir avukat listesi , izmir avukat ücretleri , İzmir’in en iyi avukatı , hukuki soru sor , dava , ceza kelimelerini arama motorlarında arattığınızda sizlere yardımcı olacak tüm Avukatlık hizmetlerimiz için tıklayınız.

İzmir Bostanlı Avukat arayışınız için bizimle iletişime geçmek için tıklayınız.

Aile Hukuku

Boşanma Davasında Şahit Sayısı

Boşanma Davasında Kaç Şahit (Tanık) Gereklidir?

Boşanma davalarında şahitlerin yani tanıkların büyük önemi bulunmaktadır. “Çekişmeli boşanma davasında en az kaç şahit gerekir?”, “Boşanma davasında mahkeme kaç tane şahiti dinler?”, “Boşanma davasında şahit sayısı nedir?”

Boşanma Davasında Şahit (Tanık) Sayısı

Medeni Kanun’da boşanma davaları için belirli bir sayıda şahit bildirme zorunluluğu bulunmamaktadır. Önemli olan şahit sayısının çok olması aksine şahitlerin görgü tanığı olması önem taşımaktadır. Yani duyuma dayalı 5 şahit yerine 1 şahitin görgüye dayalı olması daha önem taşımaktadır.

Boşanma davasında şahit sayısı çok önemli olmayıp şahitlerin nitelikli yani hakimi etkileyebilecek derecede tanıklık yapabilmesi önem taşımaktadır. Şahitin kan hısımlığı yok ve görgü tanığı niteliğinde olması durumu hakim nezdinde etkili olacaktır.

İzmir boşanma avukatı arayışınızda bizimle iletişime geçmek için tıklayınız. Aile Hukuku alanında yaptığımız çalışmaları incelemek için tıklayınız.

Sözleşme Hukuku

Tutuklama Nedir?

TUTUKLULUK KARARI NEDENLERİ NELERDİR ?

Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin olması halinde, şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa; şüpheli veya sanığın davranışları delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa ve şüphelinin, işlediği düşünülen suç kanunda belirtilen katalog suçlardan biriyse şüpheli için tutuklama nedeni var sayılabilir. izmir avukat arayışlarınızda bizimle iletişime geçmek için tıklayınız.

Tutuklama istenildiğinde, şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanabilir.

TUTUKLULUK KARARINI KİM VERİR ?

  • Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Cumhuriyet Savcısının istemi üzerine Sulh Ceza Hakimi tarafından,
  • Kovuşturma evresinde sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet Savcısının istemi üzerine veya re’sen mahkemece karar verilir.

Bu istemlerde mutlaka gerekçe gösterilir ve adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukuki ve fiili nedenlere yer verilir.

TUTUKLULUK KARARI VERİLEBİLMESİ İÇİN KANUNDA BELİRTİLEN KATALOG SUÇLAR NELERDİR ?

5237 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu madde 100; kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması halinde aşağıdaki katolog suçlar
(CMK’da tek tek sayılan suçlar, tahdidi suçlar) açısından bir tutuklama nedeni olduğunu kabul etmiştir. Kanunda belirtilen bu katalog suçlar şunlardır;

  • SOYKIRIM VE İNSANLIĞA KARŞI SUÇLAR (Madde 76, 77, 78)
  • KASTEN ÖLDÜRME (Madde 81, 82, 83)
  • (Ek bent: 06/12/2006 – 5560 S.K.17.md) SİLAHLA İŞLENMİŞ KASTEN YARALAMA (madde 86)
  • İŞKENCE (Madde 94, 95)
  • CİNSEL SALDIRI (birinci fıkra hariç, Madde 102)
  • ÇOCUKLARIN CİNSEL İSTİSMARI (Madde 103)
  • Ek bent: 06/12/2006 – 5560 S.K.17.md) Hırsızlık (madde 141, 142)
  • YAĞMA (madde 148, 149)
  • UYUŞTURUCU VE UYARICI MADDE İMAL VE TİCARETİ (Madde 188)
  • SUÇ İŞLEMEK AMACIYLA ÖRGÜT KURMA (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, Madde 220)
  • DEVLETİN GÜVENLİĞİNE KARŞI SUÇLAR (Madde 302, 303, 304, 307, 308)
  • ANAYASAL DÜZENE VE BU DÜZENİN İŞLEYİŞİNE KARŞI SUÇLAR (Madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315),
  • Bankalar Kanunu’nda tanımlanan ( 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Kanun madde 22/3,4 fıkraları) ZİMMET SUÇU
  • 10.7.2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis
  • 21.7.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun madde 68 ve madde 74’de tanımlanan suçlar.
  • 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu’nda tanımlanan (madde 110/4,5 fıkraları) KASTEN ORMAN YAKMA SUÇLARI
  • 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan SİLAH KAÇAKÇILIĞI SUÇLARI (Madde 12)

TUTUKLAMA KARARI VERİLEMEYECEK HALLER NELERDİR?

Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre tutuklama kararı verilemeyecek haller şunlardır:

  • İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde tutuklama kararı verilemez.
  • Sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda tutuklama kararı verilemez.
  • Hapis cezası üst sınırı 2 yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.
  • Vücut dokunulmazlığına karşı suçların (kasten veya taksirle yaralama, taksirle öldürme vs.) ceza alt veya üst sınırı ne olursa olsun, koşulları varsa mahkeme ceza sınırına bağlı olmadan tutuklama kararı verebilir.

TUTUKLAMA KARARINA İTİRAZ NASIL YAPILIR ?

5237 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu madde 101/5, madde 104/2, madde 267 ve madde 268’e göre tutuklamaya itiraz süresi 7 gündür. Tutuklamaya itiraz süresi, şüpheli veya sanığın tutuklandığı gün dikkate alınmadan hesaplanır.

  • Tutuklamaya itiraz başvurusu, şüpheli ve sanığın kendisi tarafından yapılabilir.
  • Tutuklamaya itiraz başvurusu, tutuklanan şüpheli veya sanığın avukatı tarafından da yapılabilir.
  • Tutuklamaya itiraz başvurusu, tutuklanan kişinin yasal temsilcisi (babası, annesi veya varsa başka yasal temsilcisi)tarafından da yapılabilir.
  • Tutuklamaya itiraz başvurusu, Tutuklunun eşi tarafından da yapılabilir.

Bahsi geçen bu kişiler şüpheli veya sanığın mutlaka bir mahkeme tarafından verilmiş tutukluluk kararına itirazlarını 7 gün içinde tutuklama kararını veren mahkemeye bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle yapmalıdır.

Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hakim onaylar.

Kararına itiraz edilen hakim veya mahkeme itirazı yerinde görürse kararı düzeltir, yerinde görmezse en çok üç gün içinde, tutuklama kararına itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir. Bu merciler;

Sulh Ceza Hakimliği Tarafından Verilen Tutukluluk Kararına İtirazların İncelenmesi;

  • O yerde birden fazla sulh ceza hakimliğinin bulunması halinde, numara olarak kendisini izleyen hakimliğe; son numaralı hakimlik için
    bir numaralı hakimliği tarafından;
  • Ağır ceza mahkemesinin bulunmadığı yerlerde tek sulh ceza hakimliği varsa, yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin
    bulunduğu yerdeki sulh ceza hakimliği tarafından;
  • Ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde tek sulh ceza hakimliği varsa, en yakın ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hakimliği tarafından yapılır.

Asliye Ceza Mahkemesi Tarafından Verilen Tutukluluk Kararına İtirazların İncelenmesi;

  • Kararı veren Asliye Ceza Mahkemesi’nin yargı çevresinde bulundukları Ağır Ceza Mahkemesine ve bu mahkeme ile başkanı tarafından verilen kararlar hakkındaki itirazların incelenmesi, o yerde Ağır Ceza Mahkemesinin birden çok dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye; son numaralı daire için birinci daireye; o yerde ağır ceza mahkemesinin tek dairesi varsa, en yakın ağır ceza mahkemesine aittir.

Tüm sorularınız ve hukuki yardım almak için lütfen tıklayınız.

Ticaret ve Şirketler Hukuku

İzmir Avukat Çalışma Alanları

MEDENİ HUKUK :

– Aile hukuku :   

  • Kişiliğin korunması davaları,
  • Velayet/vesayet davaları, 
  • Boşanma, ayrılık ve nafaka davaları,
  • Mal rejimleri,  mal paylaşımı davaları,
  • Babalık-nesep  davaları, 
  • Evlat edinme,                                                      

– Miras hukuku :  

  • Veraset ilamı, 
  • Vasiyet, ölüme bağlı tasarruf, tenkis, 
  • Miras sözleşmesinden doğan davalar, 
  • Gaiplik, 
  • Mirasın reddi, 
  • Miras sebebiyle istihkak davası,                                                    

– Eşya hukuku  :  

  • Yabancıların Türkiye’ de Gayrimenkul Edinmesi İşlemleri
  • Ortaklığın giderilmesi, 
  • İştira, şuf’ a ve vefa davaları, 
  • Tapu iptali ve tescil, 
  • İpotek tesisi, rehin hakkı, 
  • Kat mülkiyeti davaları,   
  • Bina İzinleri,  Yönetim Planı Hazırlanması   

BORÇLAR HUKUKU  :

– Sözleşme hukuku :    

  • Her türlü sözleşmenin yapılması, 
  • Sözleşmeden doğan davalar, 
  • Kira-tahliye davaları, Kiralama Hukuku, Kiralama Sözleşmeleri 
  • Tüketici haklarından kaynaklanan davalar                                    

– Haksız fiil davaları :    

  • Trafik kazalarından kaynaklanan maddi- manevi tazminat davaları,     
  • Hekim kusurundan kaynaklanan  maddi- manevi tazminat davaları,    

CEZA HUKUKU :

  • Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ve ilgili diğer kanun ve mevzuat  çerçevesinde ceza hukuku ihtilaflarının çözümü 

İDARE HUKUKU  :       

  • Her türlü idari işlem ve eyleme karşı İdare Mahkemelerinde ve Danıştay’ da açılacak iptal ve tam yargı davaları, idari para cezalarından kaynaklanan davalar 
  • Disiplin Soruşturmaları, İdari Mercilere Müracaat  Yolları Hakkında Danışmanlık       

VERGİ HUKUKU  :

  • Vergi ihtilafları nedeni ile doğan ihtilafların çözümü, vergi cezalarına karşı yapılacak itirazlar, Vergi Mahkemelerinde açılacak davalar , 6183 sayılı Kanundan doğan vergi ihtilafları

TİCARET HUKUKU : 

  •       Ulusal ve Uluslar arası şirketlere danışmanlık  hizmetleri
  •       Yerli ve Yabancı Şirket kuruluşları
  •       Şirket Ana sözleşmelerinin Hazırlanması
  •       Sermaye Artırımı ve Genel Kurul İşlemleri
  •       Şirket Yapılandırmaları
  •       Şirket Birleşmeleri  ve Devralma işlemleri
  •       Hisse alım ve hissedarlar sözleşmelerinin hazırlanıp müzakere edilmesi
  •       Tasfiye İşlemleri
  •       Rekabet hukuku
  •       Bankacılık, Sigorta ve Finans Hukuku

İŞ VE SOSYAL GÜVENLİK  HUKUKU  :

-İş Kanunları:

  • 1475 ve 4857 sayılı İş Kanunu, 
  • 212 ve 5953 sayılı Basın-İş Kanunu, 
  • 854 sayılı Deniz İş Kanunu ile ilgili davalar
  • İşyerinin Devri Nedeni İle Ortaya Çıkan İş Hukuku Alanını İlgilendiren İşlemler
  • İşverenin İş Kanunundan Doğan Sorumlulukları Hakkında Danışmanlık Hizmetleri 
  • İşçi-İşveren İhtilaflarından Kaynaklanan İşçi Alacakları Davaları  
    • kıdem tazminatı
    • ihbar tazminatı
    • fazla çalışma, bayram  ücreti
    • izin ücreti
    • yeni iş arama izni verilmemesinden kaynaklanan davalar
    • ücret alacağı davaları
    • işe iade davaları,

-Sendikalar Kanunu :  

  • Grev-Lokavt,
  • Sendikal Haklar, 
  • Yetki İhtilafları,  

-Sosyal Güvenlik Hukuku :  

  • Hizmet tesbiti davaları, sigorta başlangıç tesbiti davaları, itibari hizmet davaları 
  • iş kazasının tesbiti davaları, iş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat davaları,
  • İdari Para Cezaları ile ilgili davalar,
  • Maluliyet-yaşlılık-ölüm sigortası ile ilgili davalar 
    • Maluliyet tesbiti, 
    • Ana-babaya aylık bağlanması
    • Sigortalının eş ve kız çocuklarına bağlanan aylıkların kesilmesi işlemlerinin iptali davaları,
    • Takas-mahsup işlemlerinden kaynaklanan davalar,
  • İsteğe bağlı sigortalılık işlemlerinden kaynaklanan davalar,
  • Tedavi gideri alacakları ile ilgili davalar, medula uygulamaları ve sağlık sigortası uygulamalarından kaynaklanan davalar, 
  • Eczane-Optik-Hastane Sözleşmelerinin iptali işlemlerinden kaynaklanan davalar,
  • Yersiz ödemeden kaynaklanan davalar, 
  • 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan ödeme emrinin iptali, haczin kaldırılması ile ilgili davalar, 
  • Sosyal güvenlik destek priminden kaynaklanan davalar, 
  • Doğum borçlanması davaları, 
  • Yurtdışı borçlanması davaları, 
  • İşyeri tescil işlemlerinden kaynaklanan davalar, 
  • Türkiye ile Sosyal Güvenlik Sözleşmesi anlaşması bulunan veya bulunmayan ülkelerin Türkiye’ de bulunan yabancı uyruklu vatandaşların veya yurtdışında bulunan Türk Vatandaşlarının sorunları ile ilgili ihtilaflardan kaynaklanan (kısa-uzun vadeli) davalar, Yurtdışında ev kadını olarak geçen sürelerin borçlandırılması işlemlerinden kaynaklanan davalar,
  • İşveren mevzuatı ile ilgili davalar

İCRA VE İFLAS HUKUKU  : 

  • Sorunlu alacakların takibi,
  • Kambiyo senetlerine dayanan alacaklar,    
  • Rehin ve İpoteğin paraya çevrilmesi,
  • İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir uygulamaları,
  • İlama dayalı alacakların tahsili,
  • İflas ve konkordato işlemleri    

Tüm izmir avukat ve hukuki danışmanlık hizmetlerimiz için tıklayınız. Bize iletişim sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

Miras Hukuku

İntifa Hakkı – İzmir Gayrimenkul Avukatı

İntifa Hakkı Nedir?

İntifa hakkı , başkasına ait bir eşya veya malvarlığı üzerinde, belirli bir kişiye, tam yararlanma imkanı sağlayan bir irtifak hakkıdır. İntifa hakkının kurulması ile gayrimenkulün maliki, eşyanın veya hakkın öz değerini kendisinde tutmakta, buna karşılık, bunlardan elde edilebilecek yararları belirli bir kişiye tahsis etmektedir. izmir gayrimenkul avukatı arayışınızda bizimle iletişime geçmek için tıklayınız.

İntifa Hakkı Nasıl Olur?

İntifa hakkı, sözleşme ile kurulan, mahkeme kararı ile kurulan ve kanuni intifa hakkı olmak üzere üç şekilde karşımıza çıkmaktadır:

1. Sözleşmeyle Kurulan İntifa Hakkı

Taşınmazlar üzerinde intifa hakkı, resmi senedin düzenlenip, tapuya tescili ile tesis edilmektedir. Taşınmaz mülkiyetinin intikaline ilişkin kanuni hükümler, taşınmazlar üzerinde tesis edilen intifa haklarında da uygulanmaktadır. Dolayısıyla, bir taşınmaz maliki nasıl ki taşınmazını satabiliyorsa bir üçüncü kişi yararına intifa hakkı da tesis edebilmektedir. Bu üçüncü kişi gerçek kişi olabileceği gibi tüzel kişi de olabilir.

Uygulamada genellikle bir taşınmazın tamamına (kuru mülkiyeti ve intifa hakkına) sahip olan kimse intifa hakkını üzerinde tutarak kuru mülkiyetinin satışını yapmakta bu yolla intifa hakkının tapu kütüğüne tescili zarureti doğmaktadır. Örneğin, baba taşınmazının intifa hakkını üzerinde tutarak kuru mülkiyetini çocuklarına bağışlamakta veya satmaktadır. Elbette ki, bu durumun tersi de mümkündür. Başka bir deyişle, malikin kuru mülkiyeti kendi üzerinde tutarak başkası lehine intifa hakkı tesis etmesi de mümkündür.

2. Kanuni İntifa Hakkı

Kanuni intifa hakkı, kanunda öngörülen intifa haklarıdır. Taşınmaz üzerindeki kanuni intifa hakkı, tapu kütüğüne tescil edilmemiş olsa bile, durumu bilenlere karşı ileri sürülebilmektedir. Buna karşılık tescil edilmiş ise, herkese karşı ileri sürülebilecektir. Kanundan doğan intifa hakları şu şekilde sıralanmaktadır:

  • Mirasta sağ kalan eşin intifa hakkı (23 Kasım 1990 tarih 3678 sayılı Kanunla Medeni Kanun’da yapılan değişiklikle sağ kalan eşin mirastan gelen intifa hakkı kaldırılmıştır. Dolayısıyla, ancak 23 Kasım 1990 tarihinden önceki ölümlerde, ölüm tarihindeki yürürlükte olan mevzuat uygulanacağından sağ kalan eşin intifa hakkını seçmesi mümkündür.)
  • Ana babanın velayetleri altındaki küçüğün malları üzerindeki intifa hakkı
  • Kocanın karısının malları üzerindeki intifa hakkı

3. Mahkeme Kararıyla Kurulan İntifa Hakkı

İntifa hakkının konusu taşınmaz ise, intifa hakkının kurulmasına ilişkin sözleşmenin resmi şekilde yapılması gerekmektedir. Malikin tescil talebinden kaçınması halinde, alacaklı intifa hakkının yargısal tesisini sağlayabilir. Mahkeme kararı ile birlikte intifa hakkı tescilsiz olarak doğar. Ayrıca önemle belirtmek gerekir ki, mahkeme kararına istinaden kurulacak intifa haklarında kesinleşmiş mahkeme kararı aranmaktadır.

İntifa Hakkı Sona Ermesi

İntifa hakkının sona ermesi de tıpkı kurulması gibi intifa hakkının konusuna göre çeşitlilik göstermektedir. Taşınmaz üzerine tahsis edilen intifa hakkının sona ermesi için birden fazla neden bulunmaktadır. Bunlar;

  • İntifa hakkı bir süreyle sınırlı olarak kurulmuşsa, sürenin dolması veya intifa hakkının feragati
  • Ölüm veya kişiliğin ortadan kalkması (tüzel kişiliğin sona ermesi, gaiplik vs.)
  • Terkin
  • Taşınmazın tamamen yok olması
  • Taşınmazın kamulaştırılması
  • Taşınmazın cebri icra yoluyla satılması
  • Mahkeme kararı

olarak sıralanabilir. Taşınır eşyalar veya alacak hakları üzerinde intifa hakkının sona ermesi ise iki türlüdür. Bunlardan birincisi, taşınırın yok olması veya alacak hakkının sona ermesi şeklinde gerçekleşir. İkinci ihtimal ise, intifa hakkının süreye bağlı olması varsayımında sürenin geçmesi, süreye bağlı değil ise hak sahibinin ölmesi ya da kişiliğinin ortadan kalkması şeklinde ortaya çıkmaktadır.

İntifa hakkının sona ermesiyle birlikte hak sahibi, intifa hakkı sahibi konusu olan şeyi malike iade etmek zorundadır. Kural olarak intifa hakkı sahibinin, eşyayı aldığı şekliyle iade etmesi gerekmektedir. Normal kullanmanın yol açtığı aşınma ve eskimelerden intifa hakkı sahibi sorumlu tutulamamakla birlikte, bunların dışında meydana gelen hasarlardan, kıymet azalmalarından, bunların kendi kusurundan meydana gelmediğini kanıtlamadıkça intifa hakkı sahibi sorumludur. Aynı zamanda, intifa hakkı sahibi, intifa hakkının sınırlarını aşarak elde ettiği ürünleri de tazmin etmekle yükümlüdür.

İntifa hakkı sahibinin bu sorumluluklarına karşılık, intifa hakkı sahibi, yükümlü olmadığı halde eşyaya yaptığı masraf ve eklemeler için vekaletsiz iş görme hükümlerine göre tazminat isteyebilir. Gerek malikin gerekse intifa hakkı sahibinin tazminat talebi malın iadesinden itibaren 1 sene geçmekle zamanaşımına uğramaktadır.

Gayrimenkul Hukuku benzer yazılar;

İzale-i Şuyu – Ortaklığın Giderilmesi – Davası Nedir?

İzmir gayrimenkul avukatı arayışlarınızda, izmir avukat herhangi bir hukuki probleminizde sizlere yardımcı olmak için bizimle iletişime geçmek için tıklayınız.